Dikkatin ilk katmanının spot ışığı olduğunu söylüyor James. " Anında/dolaysız eylemler"e odaklanmak oluyor bu -"Mutfağa gidip kahve yapacağım," örneğin.
Dikkatin ikinci katmanı ise yıldız ışığı. "Daha uzun vadeli hedefler, projeler" için kullanabildiğiniz odaklanma biçimi bu. Kitap yazmak istiyorsunuz, örneğin.
Dikkatin üçüncü katmanı ise gün ışığı. Uzun vadeli hedeflerinizin neler olduğunu bilmenizi sağlayan odaklanma biçimi bu. Kitap yazmak istediğinizi nereden biliyorsunuz? İş kurmak istediğinizi nereden biliyorsunuz? İyi bir anne/baba olmanın ne demek olduğunu nereden biliyorsunuz? Bunları ancak açık seçik düşünerek anlayabilirsiniz. Buna gün ışığı denmesinin sebebi; sadece gün ışığının vurduğu yerlerde etrafı açık seçik görebiliyor olmamız.
"Bugün normal bir beyne sahip olmamız mümkün değil." Bundan yüz yıl sonra şu anki halimize dönüp bakıldığında ve neden dikkat göstermekte zorlandığımız sorulduğunda
şöyle denmesi muhtemel: "Etraftan beyinlerine ve odaklanma becerilerine zarar veren kirletici maddeler ve kimyasallarla doluydu. BPA ve PCB 'ye maruz kalıyor, metal soluyorlardı.
...kirletici maddelerle tıka basa dolu bir ortamda onlardan kişisel olarak uzak durmaya çalışmak boşa kürek çekmek. "Organik gıdalar tüketebiliriz. Evlerimizi olabildiğince havalandırabiliriz. Gidip kırsalda yaşayabiliriz." Ama endokrin bozucu maddeler söz konusu olduğunda "kaçış yok, hiçbir yere kaçamayız". Birey düzleminde kaçış yok.