Kendi hayatımda Twitter'da -takipçi sayısı ve retweer'ler bakımından- en başarılı olduğum zamanların insan olarak en işe yaramaz olduğum zamanlara karşılık geldiğini fark ettim: Dikkat eksikliği çektiğim, basite kaçtığım, iğneleyici olduğum zamanlardı bunlar.
Kitap okumak çoğumuz için yaşadığımız en derin odaklanma biçimini oluşturuyor - tek bir konuya sakin sakin saatler ayırıyor, zihninizde demlenmesine izin veriyorsunuz. İnsan düşüncesinde son 400 yılda meydana gelmiş en derin gelişmelerin anlaşılıp açıklandığı mecra burası. Ve bu deneyim ortadan kaybolmaya başlamış durumda.
"Beynin kullanabildiği enerji sınırlı ve iki farklı işlev durumu arasında seçim yapması gerekiyor anlaşılan - ya uyanıklık ve farkındalık, ya da uyku ve temizlik. Evde parti vermek gibi düşünebilirsiniz bunu. Ya konukları eğlendireceksiniz ya da evi temizleyeceksiniz, aynı anda ikisini birden yapamazsınız.''
Örneğin uyku esnasında beyniniz gün içinde biriken atıktan arındırıyor kendini. "Yavaş dalga uykusu esnasında daha fazla açılan beyin omurilik sıvısı kanalları yoluyla beynimizdeki metabolik atık temizleniyor," diyor Roxanne. Her gece uykuya daldığınızda beyniniz su ya benzer bir sıvıyla durulanıyor. Bu beyin-omurilik sıvısı beynin tamamına yayılıyor, toksik proteinleri söküp dışarı atılmak üzere karaciğerinize taşıyor. "Üniversite öğrencileriyle konuşurken buna beyin hücresi kakası diyorum. Odaklanma konusunda sorun yaşamamızın sebebi bu kakanın birikmesi olabilir," diyor Roxanne. Yorgun olduğumuzda "akşamdan kalma gibi hissetmemizin" açıklaması bu olabilir - düpedüz toksinlerle tıkanmış oluyoruz.