Yani, akışa ulaşmak için tek bir hedef seçmeniz, hedefinizin sizin için anlamlı olduğuna emin olmanız ve kendinizi becerilerinizin sınırına kadar zorlamaya çalışmanız gerekiyor.
Mihaly bu insanların daha önce bilim insanları tarafından incelenmemiş temel bir içgüdüyü tarif ediyor olabileceğini düşünmeye başlamış ve buna "akış hali" adını vermiş: yaptığınız şeye kendinizi kaptırıp benlik hissini tamamen kaybettiğiniz, zamanın ortadan kaybolur gibi olduğu, deneyimin kendisine aktığınız zamanlar.
... İster beyin ameliyatı yaparken, ister gitar tıngırdatırken, isterse leziz çörekler pişirirken ortaya çıksın, akış halini hayretler içinde anlatmış hepsi.
Savaş sona erdiğinde Avrupa harabeye dönmüş, aile her şeyini kaybetmiş. Ağabeylerinden birinin çatışmalarda öldüğü, diğerinin (Moricz) ise Stalin tarafından Sibirya'daki bir toplama kampına götürüldüğü haberini almışlar. "On yaşına geldiğimde," diye anımsayacaktı yıllar sonra, "yetişkinlerin iyi bir
hayat yaşamayı bilmediğine emin olmuştum".
"Fransız felsefeci Simone de Beauvoir ateist olunca dünyanın sessizliğe büründüğünü söylemiş. Ben de telefonumdan uzak kalınca dünyanın büyük kısmı ortadan kaybolmuş gibi hissettim."
Hiçbirimizin hayatına böyle kendini hemen ele vermeyen perde perde açan çarpıcı bir erkek girmemişti şimdiye kadar, bizimkiler cam gibi dümdüz ve saydamdı.