Hakikaten bir zamanlar herhangi bir mektebin önünden de geçenlerle bizleri sokakta görenler "bu Türk mektebidir" derdi, çünkü mektebin gürültüsü 100-200 adımdan işitilir; birbirimizi kovalamak, dövüşmek, kafagöz yazmak, teşekkürler savunmakla meşgul olduğumuz görülürdü.
... "Darüşşafaka terbiyesi" adıyla bilinen ve diğer mekteplerce de örnek alınan bir terbiye gittikçe taraftar kazanıyordu. Bu terbiyenin doğrudan doğruya dam delinin gereklerine uydurulması sayesinde, mutasıp kimseler bu mektebin Paris'te bulunan aslının şekil ve içerik bakımından buraya uyarlandığından haberdar olmayarak bizi parmakla gösteriyorlardı.