Bu güzel eseri buraya bırakmadan içim rahat etmezdi. Okumak isteyenlerin beğeneceğine eminim. Ben bu kitabın çıkmasını heyecanla bekliyordum. Kitabın yazarı Enver Özkahraman bir gün iş yerime geldi ve ben bir kitap yazıyorum nasip olursa okursun dedi. Hakkari’de yaşadığım her anıyı yazıyorum dedi, buna çok sevindim çünkü bizim o zamanki insanlığımızı, kültürümüzü, saygınlığımızı her şeyi ile ortaya koymuş. O yüzden okumayı ciddi anlamda çok istiyordum ve çıktığı an aldım, imzaladıktan sonra hemen okumaya başladım. Kendisi kitabın arka kapağında şu cümleye yer vermiş ”Bir daha dünyaya gelme şansım olsaydı; yolu, elektriği, okulu,gazetesi, radyosu, televizyonu olmayan Şemdinli’nin herhangi bir köyünde, bir mezrasında yaşamak isterdim.” Bende buna itinaden şunu söylemek istiyorum: Bir daha dünyaya gelme şansım olsaydı eski kültürümüzü, ihtişamlı doğası,insanlığı ile yaşamak isterdim. Hakkari’nin her bölümü her anısı farklı bir kültür, farklı bir bilgi barındırıyor içerisinde. Ben Hakkari’nin güzel kültürünü, güzel insanlarını görmeyi çok isterdim. Kitabı okumadan önce Kürdistan dengbejlerinin çoğunu tanımıyormuşum hepsini bu kitapla tanıdım. Bence Hakkarili herkesin evinde bu güzel eser bulunmalıdır. Çünkü bu eser kültürümüzü, dengbejlerimizi çok güzel anlatmış ve Hakkaride o tarihte yaşanılan birçok şey bu güzel eserde ve bunlar bilinmesi gereken bilgiler. Bu güzel eser için Hakkari toplumunun Enver Özkahraman'a büyük bir teşekkür borçlu olduğunu düşünüyorum…