O kadar keyifliydi ve sıcacıktı ki sanki zamanda bir yolculuğa çıktım ve 2015 öncesindeki farklı farklı zamanlardaydım. Kitap kısa kısa öykülerden oluşuyor ve hepsi insanın yüzünde bir tebessüm bırakarak bitiyor. Elime aldığım gibi bitti.
Tam başlayıp bitirilecek dolu dolu bir kitap.
Hayatta büyük başarılar elde eden insanların bazı dip noktaları akıllıca ve stratejik bir şekilde geçirdiklerini çok güzel anlatıyor.
Kadın ve erkek.. aralarında tam bir zemine zihnimde bir türlü oturmayan eşitsizliği yazar araştırmalarla ve verilerle çok güzel anlatmış.. dinle ve toplumsal kurallarla her şey o kadar çok kadınların aleyhine işliyor ve kanunlar bile birilerinin vicdanına bırakılacak kadar eşit olmayacak şekilde işliyor ki... Gerçekten çok tuhaf... Ve sinir bozucu.
Ve Nihat Kaya'nın ikinci kitabını okumuş oldum. Benim için bu kitap manidar bir döneme denk geldi, şöyle ki Antalya'da yım ve yüzmeyi bir ay önce öğrendim ve (suyun üstünde kalabilmeyi aslında) öğrendikten sonra bu kitabı okumalıyım dedim. Kitabı okudukça suyla olan deneyimim daha başka anlamlı geldi ve tabi yüzdükçe okuduğum satırlarda başka bir şekilde etkiledi beni. Kitaba gelecek olursam aslında toplumun ve insanların ne kadar iki yüzlü ve tutarsız davrandıklarını hissideyor insan yer yer sinirleniyor. Nihan Kaya kendi yaşadıkları üzerinden örnekleyerek anlatıyor
Evett Muhteşemdi.. bunca çelişkili durumu sadece ben yaşıyorum hissiyle olabildiğince normalleşme ye çalışmak ve bu kadar yoğun ve sarsıcı duyguyu yaşarken birde bunları neden hissediyorum ki diye kendinle savaş vermek... Dostoyevski nin yazdıklarından bu kadar şeyi yaşadığını görmek belki de birinin bunları hem ifade etmiş olması hemde aslında çoğu insanın yaşayabileceği düşüncesi ay bilmiyorum çok güzeldi bitmesindi hissiyle okudum. Duygular o kadar iyi analiz edilmiş ki böyle kaliteli bir şey okuduğum için çok mutluyum