Yunan'ın bana her türlü numarayı öğrettiği Londra'da
yaşarken, zenginlerin kültürlü olduklarını sanmakla ne kadar aptallık ettiğimi düşündüm. Artık şunu biliyorum ki, zengin kişi
sadece kültürü kullanıyor, kendini onunla tika basa dolduruyor
ama insan bunu ancak çok sonra ve yüksek bir bedel ödeyerek öğreniyor
Budapeşte'nin
bombalandığı o haftalarda öyle bir hararetle okuyordu ki, sanki
o zamana kadar önemli bir şey kaçırmıştı. Sanki hayatı boyunca yan gelip yatmıştı ve kaçırdığı şeyi şimdi telafi edemeyecek, mesela
dünyanın nasıl işlediğinin sırrına eremeyecekti.
benim kendimi
hiçbir zaman görmediğim gibi görmek istiyordu. Bir rahip ya da
başka bir dünyadan gelmiş, yüce bir varlık gibi. Oysa ben sadece
umut eden, yalnız bir insandım.
Uzun süre beni olduğum gibi görmeye cesaret
edemedi. Özlemini çektiğimiz, idealleştirdiğimiz birini insan boyutlarına sığdırma cesaretini uzun süre gösteremeyiz.