Merve

Merve
@Numennoctis
Özet
Her bir çalışanın hükümete borçlu olduğu dokuz saatten en az dört buçuğu boş dedikodu, dişime, entrika ve kalem ucu sivriltmeyle harcanır. Dolayısıyla Devlet yatırımının yüzde 50'sini kaybeder. On milyona yapılacak işin faturası yirmiye çıkar.
Sayfa 92·Kitabı okudu
Reklam
Özet
Dolayısıyla en alt kademedeki çalışandan genel müdürlere kadar herkes görüşlerini kendine saklar ve tek bir beynin yönettiği eller ya da Hükümetin düşüncelerini icra edenler olmaktansa çok başlı bir canavarı oluştururlar. Sadece hükümete muhalefetle kalmaz, hükümete karşı oy verip, hükümete karşı da hüküm sürebilirler.
Sayfa 91·Kitabı okudu
Maaşlar, işin zorlu tabiatıyla hiç orantılı değil. Ayda 12.000 kazanan yüz çalışan, 1200 kazanan bin çalışandan daha iyi ve hızlı iş yapar. Ancak bürokrasi makinesi bu şekilde monte edilmiştir ve onu yeniden düzenlemek için önce onu ortadan kaldırıp sonra en baştan yeniden kurmak gerekir; ancak Meclise, Muhalefetin saçma beyanlarına ya da gazatelerdeki ateş soluyan şarlatanlara karşı çıkacak cesaret kimsede mevcut değildir. Bunun sonucu olarak da hükümet ile devlet memurları birbirinden hazzetmez: Bakanın biri bir şey yapmak ister ama yapamaz; bir fikrin doğmasıyla gerçekleşmesi arasında sonu gelmeyen bekleyişler bulunur. Açıkca yolsuzluk neredeyse imkânsiz olsa da, o iktidar çevrelerinde ne muvazaalar mevcuttur. Insanlar ancak tabiatını keşfetmenin imkânsiz olduğu gizli pazarlıklar sonuca vardıktan sonra işlerini halledebilir.
Sayfa 91·Kitabı okudu
Özet
Artık bürokrasi diyarında her şeyin neden bu kadar yavaş işlediğini anlamış olmalısınız. Devlet çalışanlarına çok düşük bir ücret ödediği için çalışanlar ikili bir hayat yaşamak, iki işte çalışmak ve dikkatlerini idari kariyerleriyle ikinci işleri arasında bölmek zorunda kalıyorlar; böylece o kurumlar zarar görüyor ve işler yavaş yürüyor. Kaçınılmaz bir sonuç bu.
Sayfa 89·Kitabı okudu
Altıncı aksiyom:
Bugünlerde olunabilecek en berbat hal devlette olmaktır! "Nedenmiş o?" diye sorabilirsiniz; söyleyeyim. Çünkü artık devlete hizmet etmek, nasıl cezalandırıp ödüllendireceğini bilen bir prense hizmet etmek demek değildir! Bugünlerde 'devlet' tüm dünya demek ve kimse kimse için endişelenmiyor. Kimse bir başkasına ilgi duymuyor artık: çalışan ömrünü iki inkâr hali arasında payanda ayağı olarak geçiriyor. Dünya merhametsiz ve önyargılı, aynı zamanda kalpsiz ve dostlardan mahrum. Herkes bencil ve her yeni gün geçmiş hizmetlerin unutulup gidişine şahitlik ediyor. Herkes kör: nasıl oluyor da dünyayı burgulayan adam kiradan dört bin frank kazanıyor da, toprak burgusunu icat eden bilgine üç kuruş çok görülüyor?
Sayfa 31·Kitabı okudu
Reklam