Nasıl ki kemikler, et parçaları, bağırsaklar ve kan damarları derinin altında gömülü olduğu için insan görüntüsü çekilir bir hal alıyorsa, ruhun heyecanları ve tutkuları da aynı şekilde hiçliğe gömülüdür; hiçlik, ruhun derisidir.
Yaşamla bağın azaldıkça ölümden korkmuyorsun. Düşünüyorum da her şeyini yitirmişken, hayatla kurduğun ilişki iyice sökülmüşken dikiş neden patlamasın ki? Neden ölmek istemeyesin ki? Asıl yaşamaya devam etmekten korkar insan.