"topluluk içinde yaşayanlar,kendilerini,arkadaşları nasıl görünüyorsa aynalarda tıpkı öyle görmeyi öğrenmişlerdir.benim arkadaşım yok.tenimin bunca çıplak olması acaba bu yüzden miydi?"
"yüzümün yansısı bu.yapacak işim olmadığı günlerde onu seyreder dururum.gördüğüm bu yüzden,hiçbir şey anlamıyorum.başkalarının yüzleri bir anlam taşıyor.benimki öyle değil.güzel mi yoksa çirkin mi,bunu bile söyleyemem.çirkin galiba.çünkü böyle olduğunu söylediler.bana dokunan bu değil.yüzüme böyle nitelikler verilebilmesine şaşırıyorum aslında.bir toprak parçasına ya da bir kayaya güzel ya da çirkin demek gibi bir şey bu."
"senin değişmeyişin hoşuma gidiyor.seni alıp başka bir yere götürseler,boyayıp başka bir yolun kıyısına dikselerdi,benim yönümü kestirmek için elimde sen de olmayacaktın,hiçbir işaret bulunmayacaktı.gereklisin bana;ben değişiyorum,oysa sen nasılsan öyle kalıyorsun,değişmelerimi sana bakarak