Çocukken okumama ve aklımı geliştirmeme izin verilmesi için bütün aileme karşı mücadele etmek zorundaydım. Evde yemek ve temizlik yapmayı reddeder, okula gitmek için ısrar ederdim. Uzun saça, renkli kurdelelere ve saçımın örülmesine karşı isyan eder, annemin giysilerime ve elbiselerime neden bu kadar dikkat ettiğini merak ederdim. Okulda erkek kardeşlerimi geçip yüksek notlar alırdım fakat kimse sevinmiş ya da beni tebrik etmek istiyormuş gibi görünmezdi. Oysa bir kere kötü yemek pişirmeyegöreyim, herkes beni eleştirirdi. Resimli kitaplarım ve boya kalemlerimden oluşan küçük dünyama sığındığım an annem beni mutfağa sürükleyip söylenmeye başladı: "istikbalinde evlilik var, evlilik! Annemin bütün varlığımla nefret edene dek tekrar etmekten yorumladığı o çirkin sözcük!