Nur-AL

Nur-AL
@NurAL
Sıkı Okur
Üniversite
İskandinavya
11,9bin moderatör puanı
15,7bin kütüphaneci puanı
3499 okur puanı
Şubat 2014 tarihinde katıldı
Baba olmak...
Bir gün sen de baba olacaksın, bir erkeğin hayatındaki bazı anların ne kadar acı olduğunu sen de keşfedeceksin. Sanki her tuttuğu elinde kalıyor insanın, bu da büyük bir umutsuzluğa yol açıyor.
Sayfa 180 - Can Yayınları, 126. Baskı
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Öldürmek... Ama Yürekte...
"Evet, yapacağım bunu. Başladım bile. Öldürmek, Buck Jones'un tabancasını alıp güm diye patlatmak değil! Hayır. Onu yüreğimden öldüreceğim, artık sevmeyerek... Ve bir gün büsbütün ölecek." "Bu küçücük kafada ne büyük bir hayal gücü!" Böyle diyordu ve duygulandığını da gizlemiyordu. "Ama beni de öldüreceğini söylemiştin." "Başlangıçta söyledim. Sonra, seni başka bir biçimde öldürdüm. Yani, seni yüreğimde canlandırarak öldürdüm. Sen sevdiğim tek insansın, Portuga. Tek dostumsun.
Sayfa 145 - Can Yayınları, 126. Baskı
Büyümek ve Bilinçlenmek
"Açıklayayım, Zeze. Bu değişimin ne olduğunu biliyor musun. Büyümektesin demektir. İnsan büyüdü mü böyle olur. Yani bilinçlenir.içindeki, o konuşan ve gören şeye 'bilinç' denir. Yakında sahip olacağını söylediğim 'o şey'e bir gün insanı götüren de bilincidir." "Olgunluk çağına mı?" "Güzel, iyi aklında tutmuşsun. İşte o geldi mi, olağanüstü bir şey olur. Bilinç büyür, büyür ve başımızla yüreğimizi doldurur. Gözlerimizde ve yaptığımız her şeyde kendini gösterir."
Sayfa 66 - Can Yayınları, 126. Baskı
yalnızlık hızla alçalan bulutlar karanlık bir ağırlık hava ağır toprak ağır yaprak ağır su tozları yapıyor üstümüze özgürlüğümüz yoksa yalnızlığımız mıdır eflâtuna çalar puslu lâcivert bir sis kuşattı ormanı karanlık çöktü denize yalnızlık çakmak taşı gibi sert elmas gibi keskin ne yanına dönsen bir yerin kesilir fena kan kaybedersin kapını bir çalan olmadı mı hele
Sayfa 78 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 23. Basım
Ayrılık da Sevdaya Dahil
ay ışığına batmış karabiber ağaçları gümüş tozu gecenin ırmağında yüzüyor zambaklar yâseminler unutulmuş tedirgin gülümser çünkü ayrılmanın da vahşi bir tadı var çünkü ayrılık da sevdâya dâhil çünkü ayrılanlar hâlâ sevgili hiç bir ânı tek başına yaşayamazlar her ân ötekisiyle birlikte herşey onunla ilgili telaşlı karanlıkta yumuşak yarasalar gittikçe genişleyen yakılmış ot kokusu yıldızlar inanılmayacak bir irilikte yansımalar tutmuş bütün sâhili çünkü ayrılmanın da vahşi bir tadı var öyle vahşi bir tadı var ki dayanılır gibi değil çünkü ayrılık da sevdâya dâhil çünkü ayrılanlar hâlâ sevgili
Sayfa 77 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 23. Basım