Bu sevgi, insanlara has bu duygu bazen yük olsa, bazen yolunu şaşırtsa bile, biz insanları ayağa kaldırıyordu. Bu anlamda zaman gibiydi. Sadece insanlar için var olan şeylerden biriydi; mesela zaman, renkler, sıcaklık, yalnızlık gibi şimdi de sevgi vardı. Bütün bunları sadece insan deneyimliyordu. Bir anlamda bu kavramlar bize hüküm sürüyor ya da kontrolümüzü ellerinde tutuyorlardı ama aynı zamanda hayatı tadını çıkararak yaşamamıza olanak sağlıyorlardı. Bizi insan yapan da asıl onlardı.
Bazen, bir filmi uzun zaman sonra tekrar izlediğinizde ilk seferine kıyasla bambaşka bir izlenim bırakırdı. Elbette film değişmezdi. Değişen siz olurdunuz ve o filmi tekrar izleyince asla unutamazdınız.
Cep telefonları henüz yirmi yıldır hayatımızdaydı, ama bu kadar kısa bir sürede bile bütün kontrolü ele geçirmişlerdi. Sadece yirmi kısa yılda, aslında ihtiyacımız olmayan bu alet hayatlarımızın hakimi olmuş, bizi onlarsız yaşayamayacağımıza inandırmıştı. İnsanoğlu cep telefonunu icat etmekle kalmamış, bir de telefonsuz kalma endişesini doğurmuştu.