Susamıştır, ve onu pınardan sadece bir çalılık ayırmaktadır. Ama iki parçaya bölünmüştür o: Bir parçası bütün manzarayı görüyor, orada dikildiğini ve pınarın hemen yanı başında olduğunu görüyor; ama ikinci parçası hiçbir şeyin farkında değil, olsa olsa ilk parçasının her şeyi gördüğünü sezinliyor sadece. Hiçbir şeyin farkında olmadığı için de pınardan su içemiyor.
Gerçek şu ki, buranın dışında bizi yaşama götürecek bir yol yoktur, oysa bizi yaşamdan buraya getiren bir yolun olması gerekiyor. Görüyor musunuz, nasıl da yitirmişiz yolumuzu.