Düzenli olarak dağdan aşağı iniyormuşum da, yukarı çıkıyorum sanıyormuşum sanki. Öyle de oldu işte. Yaşam ayaklarımın altından kayıp giderken, herkes beni yukarı çıkıyorum sanıyormuş... Eh, hazırsın artık, ölebilirsin.
"Sorun kör bağırsakta da değil, böbrekte de... yaşamda... ölümde sorun. Evet, bir yaşamım vardı, gidiyor şimdi, uzaklaşıyor benden, durduramıyorum onu. Evet, öyle! Ne diye aldatıyorum kendimi? Ölmekte olduğumu, sorunun haftaların ya da günlerin sayısında olduğunu benden başka herkesin gördüğü apaçık ortada değil mi?.. Belki de şimdi... şu anda... Yani birden yok olacağım. Bir varmış, bir yokmuş... Demin buradaydı, şimdi orada!.. Nerede?"