Nur Ersakay

Nur Ersakay
@Nur_sureyya
Çü
Ahzab Suresi
De ki: "Eğer ölümden veya öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçmak size asla fayda vermez. Vereceğini varsaydığınız takdirde de ancak pek az faydalandırılırsınız."[16] De ki: "Eğer Allah sizin için bir felaket dilese O'na karşı sizi kim koruyabilir? Veya hakkınızda bir rahmet murat etse kim engelleyebilir?"...[17] "Biz o emaneti göklere, yere ve dağlara arz ettik, ama onlar bunu yüklenmek istemediler, ondan korktular da onu insan yüklendi. Kuşkusuz insan çok zalim, çok cahildir." [72]
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
22. Mektup 1. Mebhas 1. Vecih
...."bir mü'minin vücudunda iman ve İslâmiyet ve komşuluk gibi dokuz değil belki yirmi sıfât-ı masume varken; sana muzır olan ve hoşuna gitmeyen bir cani sıfatı yüzünden ona kin ve adâvet bağlamakla, o hane-i maneviye-i vücudun manen gark ve ihrakına, tahrip ve batmasına teşebbüs veya arzu etmen, onun gibi şenî ve gaddar bir zulümdür."
21. Mektup
الجَزَاءُمِنْ جِنْسِ الْعَمَلِ sırrıyla, sen valideynine hürmet etmezsen senin evladın dahi sana hürmet etmeyecektir. Eğer ahiretini seversen işte sana mühim bir define; onlara hizmet et, rızalarını tahsil eyle.
"Esti nesim-i nev-bahar, açıldı güller subh-dem Açsın bizim de gönlümüz,sâki medet,sun câm-ı cem Erdi yine ürdibehişt,oldu havâ anber-sirişt Âlem behîşt-ender-behîşt,her gûşe bir bâğ-ı irem İlk mısrada: "Sabah vakti ilkbahar rüzgârı esti, güller açıldı" diyor şair. Bu rüzgâr baharda esen ılık bir rüzgâr ve buna bâd-ı sâba deniyor. Baharın ilk gecesi güne dönerken havada bir ılık esinti hasıl oluyor. İşte o, yârdan haber getiren esintidir. Çünkü Allah dostları, ehl-i dîl seher vaktini asla ihmal etmezler. Bütün kainatın uyandığı bir vakittir ve o an sûku'l-ârifin, yani arifler çarşısı açılır. Orada arifler arasında bir alışveriş yapılır. Siz bir meta götürürsünüz ve o meta karşılığında da feyiz alırsınız. Götürdüğünüz meta, hayırlı amelleriniz, muhabbetiniz, evrad u ezkârınızdır. Onun karşılığında gönlünüze bir fetih ihsan ediliyor."
"Yaradılışımızdaki asıl gaye, 'O'nu bilmek. O'nu maddi koşullarla çevrili, o koşullara mahpus insanın bilmesi mümkün değil. O koşullardan kurtulup halas oldukça, necata erdikçe O'na doğru yaklaşıyoruz. Allah okuduğumuz şiirlerin, işittiğimiz hakikatlerin tesirini halk etsin, duymayan kulaklara duyursun. Allah sa'yimizi meşkûr eylesin."