Önümde serili ;rengarenk çiçek tarlaları, alabildiğine deniz ve üzeri gökkuşağı. Kar da güzel,yağmur da . Martılar özgürlük şarkısını Söyler yeniden,güneş benimde üzerime doğacak inanıyorum yahut ne bileyim,kendimi kandırmak istiyorum.
Kendimi kandırmayı başardım. Ne düşmansın,ne dost; ne yarsın,ne cansın; ne kalansın,ne de giden. Gitsen tam bir gidiş olmalı,kalsan yaşamak. Yaşamak isterken yok sayılmak ne acı. Acitma .
"oyun oynanacak yer değil benim ruhum .benimle oynama artik. Oyun oynama yaşımız çok gerilerde kaldı. Bütün bu yaptıklarından haberin bile yok üstelik . Sen sadece bakıyorsun, ben enkaz oluyorum."
"üzgün görünüyorsun azizim."diyorlar. Üzülmek mi? Oda ne ? Hissizim artık,diyemiyorum. Edebiyatın içinde yaşanan bir hayata karşılık nasıl da hissizim diyebilirim ki? Kim inanır cümlelerle susledigim aşk siirlerimin gercek hislerden olmadığına. Seninle gerçekti siirlerim,sensizlikle bilinmeyen bir sahtecilik yapıyorum adeta .
Gidince biter sandım. Ardımda bıraktığım hayallerimin üzerindeki kan lekeleri faili meçhul değil artık. Parmaklarımdan kan damlıyor şimdi. Sırtımda el izin var . Yüreğimin çıkıp gittiği yerde atmayan can damarlarimla içi boş bir beden ile yaşamaya alıştım.