“Tüm bedenimi mutsuzluk sardı. Burnumun büyüklüğünü de, dudaklarımın biçimini de beğenmedim. Babamın öldüğünü sanmıştım; gene de işte şu büyük, çirkin yuvarlak burunda yaşıyordu. Annem de ölmüştü, fakat bu ince dudaklı ağızda sürdürüyordu yaşamaya .”
“Beni sevmeyen birine aşık olmuştum.Kendimi reddedilmiş hissediyordum ;beni terk eden yalnızca o,koca dünyadaki milyonlarca insandan yalnızca biri değildi;bütün canlıları ve nesneleriyle koca dünyanın kendisiydi .”
“Hepsinin ortasında da ben vardım ,ayağa kalkmak için ,ellerimle kollarımla mücadele eden,debelenen ben .ama düşer dururdum ,uçsuz bucaksız bir denize atılmış ,batmaya başladığında suyla ,yüzmeye başladığında rüzgarla kamçılanan bir nesne gibi ,oradan oraya sürüklenirdim.”