Türk halkı maalesef, en cahilinden en okumuşuna, en fakirinden en zenginine kadar; çocuklarının, okulun onları kâtip olarak yetiştirmesiyle kurtulacağına inanıyor. Böyle bir şey yok, hele bu asırda mümkün değil. Bizler bu şehirleşmeyle ve geldiğimiz teknoloji düzeyinin neticesinde bağımlılık yaşının yükseldiğinin farkında değiliz.
Ne yaşadıysanız yüzünüze yansır. İnsanın yüzü bir kitap gibi okunabilir. İfadeniz bomboşsa da hiçbir şey yapmadığınız farkedilir. Bundan kaçının, monotonluktan uzaklaşın. Yüzünüz ifadesiz kalmasın...
Çocuğunuzu sadece kendisi olduğu, çocuğunuz olduğu için sevin. Bizdeki büyük yanılgılardan biri, insanlarımızın kendi başaramadıkları şeyleri çocuklarından beklemesidir. Bunu yapmayın çocuklarınıza kendi yükünüzü yüklemeyin...