Abdullah b. Süfyan babasından şöyle rivayet etmiştir. "Ya Resulallah İslamiyet hakkında bana öyle bir şey öğret ki senden sonra benim için onu başkasına sormaya ihtiyaç kalmasın." Hz. Peygamber(sav) de şöyle buyurdu:" Allah'a iman ettim de sonra da doğru ol" (Baba) "En çok neyimi sakınayım?" diye sorunca Hz Peygamber (sav) mübarek eliyle dilini işaret etti.
"Ey Rabbimiz! Unutur, ya da yanılırsak bizi sorumlu tutma! Ey Rabbimiz! Bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme. Ey Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmediği şeyleri yükleme! Bizi affet, bizi bağışla, bize acı! Sen bizim Mevlâmızsın. Kafirler topluluğuna karşı bize yardım et."
"Herhangi biriniz ister mi ki, içerisinde her türlü meyveye sahip bulunduğu, içinden ırmaklar akan, hurma ve üzüm ağaçlarından oluşan bir bahçesi olsun; himayeye muhtaç çocukları var iken ihtiyarlık gelip kendisine çatsın; derken bağı ateşli(yıldırımlı) bir kasırga vursun da orası yanıversin? Allah, düşünesiniz diye âyetlerini böyle açıklıyor"
Bu ayette, yaptıkları iyilikleri başa kalkıp gönül yıkanların durumu anlatılmaktadır.Yıldırımlı bir karsırga, göz alıcı bir bağı nasıl yakıp yıkarsa, onların bu tutumu da , öylece yaptıkları iyilikleri boşa çıkaracaktır.