Sitâre

Sitâre
@Nuredves
Ben hiç bir kuşun yuvasını, hiç bir örümceğin ağını ya da hiç bir çocuğun oyunu bozmadım. Zaten iz bırakmayı da pek sevmem.
Psikolojik danışman
18 okur puanı
Kasım 2017 tarihinde katıldı

Sitâre

, bir kitap okudu
Puan vermedi·375 syf.·
5 günde okudu
·
2017 291. kitabı
Amin Maalouf
8/10 · 18,3bin okunma
Reklam
Ah.. Bu arada Ümit yaşar da şiir yazmaz mı?
Ben bir Ayten'dir tutturmuşum  Oh ne iyi Ayten'li içkiler içip  Sarhoş oluyorum ne güzel  Hoşuma gitmiyorsa rengi denizlerin  Biraz Ayten sürüyorum güzelleşiyor  Şarkılar söylüyorum Şiirler yazıyorum  Ayten üstüne  Saatim her zaman Ayten'e beş var  Ya da Ayten'i beş geçiyor  Ne yana baksam gördüğüm o  Gözümü yumsam aklımdan Ayten geçiyor  Bana sorarsanız mevsimlerden Aytendeyiz  Günlerden Aytenertesidir  Odur gün gün beni yaşatan  Onun kokusu sarmıştır sokakları  Onun gözleridir şafakta gördüğüm  Akşam kızıllığında onun dudakları  Başka kadını övmeyin yanımda gücenirim  Ayten'i övecekseniz ne ala, oturabilirsiniz  Bir kadehte sizinle içeriz Ayten'li İki laf ederiz  Onu siz de seversiniz benim gibi  Ama yağma yok  Ayten'i size bırakmam  Alın tek kat elbisemi size vereyim  Cebimde bir on liram var  Onu da alın gerekirse  Ben Ayten'i düşünürüm, üşümem  Üç kere adını tekrarlarım, karnım doyar  Parasızlık da bir şey mi 
Oblomov'un Olga'ya yazdığı o güzel mektupla günaydınlar insan arkadaşlarım.
"Bu kadar sık görüşürken benim yerime mektubumun gelmesi seni her halde şaşırtacak, fakat sonuna kadar okuyunca göreceksin ki başka türlü yapamazdım. Bu mektubu çok daha önce yazmış olmalıydım; o zaman ikimiz de sonradan duyacağımız birçok vicdan azaplarından kurtulmuş olurduk. Ama gene de geç kalmış değilim, birbirimizi o kadar çabuk, o kadar umulmadık bir şekilde sevdik ki ansızın hastalanmış gibi olduk. Bu yüzden kendime daha erken gelemedim. Zaten sizi bir süre görüp dinledikten sonra kim kendi isteğiyle büyünüzden kurtulmaya çalışabilir? Kim sizinle yürürken kendini inişe bırakacak yerde adım başında durup geriye bakmak iradesini gösterebilir? Her gün kendi kendime diyordum: “Daha ileri gitmeyeceğim artık, olduğum yerde duracağım; bunu yapmak kendi elimde.” Ama gene de sürükleniyordum… Şimdi ise öyle bir savaş içindeyim ki sizin de yardımınıza muhtacım. Ne kadar derine sürüklendiğimi ancak bu gece anladım; ancak bu gece, içine düştüğüm uçurumun derinliğini gördüm ve durmaya karar verdim... Yalnız kendimden bahsedişim bencilliğimden değil, sadece şundan; ben uçurumun dibine yuvarlandığım zaman siz bir melek gibi yukarlarda kalacaksınız ve belki bana bir göz atmaya bile gerek görmeyeceksiniz. Dinleyin, size apaçık ve kaçamaksız bir şey söyleyeceğim: siz beni sevmiyorsunuz, sevemezsiniz. Tecrübeme güvenin, bana inanın. Benim yüreğim yanmaya başlayalı çok zaman oldu: gerçi yüreğim evvelce aldanarak yandı ama bu sayede insan yüreğinin gerçek ateşiyle, aldatıcı ateşini ayırdetmeyi öğrendim. Siz yanlışı doğrudan ayıramazsınız, ben ayırabilirim ve ayırmalıyım. Doğruyu henüz bulamamış olanlara yardım etmek ödevimdir. İşte size haber veriyorum; siz yanlış bir yoldasınız, geriye dönün. Aşkın bize hafif ve gülümser bir hayal içinde göründüğü, Casta Diva’nın seslerine,

Sitâre

, bir kitap okudu
1/10
·128 syf.·
2017 290. kitabı
Alejandro Guillermo Roemmers
8.3/10 · 899 okunma