"Birbirinizden uzaklaşıyorsunuz, sevgiyi, yardımlaşmayı, ihtiyaç duymayı unutuyorsunuz, herkes sadece kendini düşünen mutsuz insanlar hâline geliyor, uyuşturucu ya da haplarla deva arıyorsunuz. Kendi kendinizi yok ediyorsunuz, doğayı mahvedip hayvanlara işkence ediyorsunuz, çocuklarınızı koruyamıyorsunuz, kadınları hor görüyorsunuz. Taçtan ve tahttan mı bahsedeceksin? Hepiniz dört duvarın içinde o aygıtların, telefonlarınızın içinde kendinizi kanıtlayıp durma çabasında değil misiniz? Herkesten nefret edip aynı zamanda herkes tarafından sevilmek ve yücelmek istemiyor musunuz?"
"Nolursa olsun hep aynı göğün altındaydık ben buna da razıydım başka gözlere baksada başka dudakları öpse de hep vardı, benim değildi belki ama vardı işte.."
Sabırla döşe umutlarına giden yolun taşlarını, kaydettiğin her aşamayı sev, değer ver yaptıklarına. Narin ve pürüzsüz bir tespihin taşlarını okşar gibi okşa yüreğinle kazandığın her zaferi. Ve kimse okumasa da, al o kalemi eline ve sabırla yaz kendi tarihini. Zaferlerini, yenilgilerini, hüzün ve mutluluklarını...