Meryem Göksu

Meryem Göksu
@NuriZiba
İllâ ki pişman gideceğiz; Ya okumadıklarımız yüzünden, Ya da okuyup hayata yansıtamadığımız hakîkatler yüzünden...
Bilindiği üzere hankâhlarda alelâde tüccarlar değil, ilimle uğraşan zevat ikâmet etmiştir. Burada kalmanın şartı ise belli zamanlarda ilimlerini insanların istifadesine sunmaktır.
Sayfa 83 - Timaş YayınlarıKitabı okuyor
Reklam
Çevgan Değnekli Kitabe
Çukandar bizim kültürümüzde Çevgan değneğine verilen isimdir. Orta Asya kökenli, Türklere ait bir spor olan Çevgan, ucu kıvrık bir sopayla at sırtında topu sürüp rakip kaleye göndermekten ibarettir. İşte bu hayırsever Memlüklü emirinin lakabı Mescid-i Aksa'daki medresesine arma olarak konmuştur. Filistintilere bu armanın hikmetini sorduğumuzda, Türklerin zamanında Aksa avlusunda Çevgan oynadıklarını, Emir Çukandar'ın bu konuda çok mahir olduğu için bu sporla şöhret yaptığını ve çevgan değneklerini kendisine arma olarak kabul ettiğini söylüyorlar.
Sayfa 81 - Timaş YayınlarıKitabı okuyor
Aymelekin Kabrini Nasıl Bulduk?
Tam kapıdan çıkarken koşarak Muhammed Amira yanıma geldi, "Grubunu gönder, sen burada kal," dedi. "Havalimanına gidiyoruz, çok isterdim ama artık vakit bitti," desem de Muhammed Amira ısrar etti.Ben de bir bildiği vardır diye düşünerek grubumu Artuk Beyin kabrı önünden uğurladım, Tekrar Faysal Kapısı'ndan içeri girdim. Elinde anahtarıyla bir başka yetkili bizi bekliyordu. Beni küçücük bir kapının önüne götürdüler. Anahtarla açılan kapıdan eğilerek içeri girdik. Burası küçücük bir odaydı. İçerisi taburelerle doluydu. Sağ taraftaki tabureleri çekmeye başladılar. Arkasından parmaklıklı bir pencere gözüktü. Burası yerin altına doğru uzanan küçük bir boşluk gibi duruyordu. Parmaklıklara yanaşıp gözümü karanlığa alıştırmaya çalıştığımda hayretler içerisinde kaldım. Aymelek Hatun tam önümüzde duruyordu! Küçük kabir taşının altında, medresesinin merkezinde özenle hazırlanmış kabr-i şeriflerinde ebedi istirahatgahında idi. Kudüs'ten ayrılmak üzere olduğum o son dakikalarda sanki o da bu kitapta yer almayı istiyormuş gibi bizi huzuruna getirmişti. Elbette ki her fani bilinmek, tanınmak ve hayırla anılmak ister. O da bunu arzu ediyordu ki son anda bize böyle bir keşif nasip oldu. Belli ki Allah'ın sevgili kulu idi. Allah sevdiğini sevdirmek, tanıtmak ve hayırla andırmak isterdi. Sekiz asır sonra bile kendi adına vakfını kurduğu okulunun içindeydi. Bugünün genç kızlarına ne güzel bir örnektir Aymelek Hatun.
Sayfa 80 - Timaş YayınlarıKitabı okuyor

Okur Takip Önerileri

Tümünü Gör
Aymelek'in Kabrini Nasıl Bulduk?
Kitap boyunca zaman zaman ifade ettiğimiz gibi bu bir gelenektir: İnsanlar Allah rızası doğrultusunda bir eser vücuda getirdiklerinde onun içine defnedilmek isterler ki kıyamete kadar o hayrın içinde manevi güzelliklerden nasiplenebilsinler. Ayrıca günümüzden sekiz asır önce bir kadının Mescid-i Aksa kutsal alanı içinde, vakfıyesi kendi adına düzenlenmiş bir bina vücuda getirip içinde medfun olması, medeniyetimizin kadınımıza verdiği değeri göstermesi bakımından son derece önemlidir.
Sayfa 78 - Timaş YayınlarıKitabı okuyor
NAMAZGAH ÇEŞME iLE BULUŞTU  Karanlık Kapı Sebili
Kafesli, içinde insanların hizmet ettiği, yazın soğuk, kışın ılık şerbet dağıtılan hayır mekanlarına sebil denir. Sadece kurnası olan ve su akıtan yapılara da çeşme denir. Ancak çoğu yerde düşülen hataya bu topraklarda da düşülmüş ve çeşmelere de sebil denmiştir. Bu söyleme göre Beytü'l-Makdis'in en gösterişli sebili (çeşmesi) tabii ki yine Kanuni Sultan Süleyman'a aittir.
Sayfa 61 - Timaş YayınlarıKitabı okuyor
Reklam
Reklam
667 öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.