Bazı kitaplar vardır, okurken sizi sadece bir hikâyeye değil, bambaşka hayatlara da götürür. Hümeyra, tam olarak böyle bir kitap benim için.
Naşide Gökbudak'ın kalemiyle ilk kez tanıştım bu roman sayesinde ve daha ilk sayfalarda, anlatımın sadeliği ve samimiyeti, karakterlerin gerçekçiliği beni içine çekti. Hümeyra, güçlü ama bir o kadar da kırılgan bir kadın. Hayat ona kolay davranmamış, ama o her zorluğun ardından yeniden doğrulmayı bilmiş.
Roman aslında sadece Hümeyra'nın değil, birçok kadının hikâyesini anlatıyor. Aile baskısı, toplumun dayattıkları, geçmişin yükleri... Hepsi bir arada ama bunların arasından sevgi, direnç ve umut da süzülüp geliyor. Anlatımı çok sade ama etkisi güçlü. Sanki bir yakınımın hayatını dinliyor gibi hissettim.
Bazı bölümlerde durup düşündüm: Biz kadınlar ne çok şey biriktiriyoruz içimizde, ne çok yara alıyoruz ama yine de yürümeye devam ediyoruz. Hümeyra bunu çok güzel temsil ediyor.
Kitabı bitirdiğimde, içimde hem bir burukluk hem de tarifsiz bir güç hissi vardı. Bence her kadın bu kitabı okumalı...