"Çocukluk denilen şey tüm hayatın temeli. Oradan inşa ediliyor hikâye ya da edilemiyor. İnşaat sırasında harca ne karıştırılırsa bina da oradan güçleniyor ya da çürüyor."
Her şeyden önce belirtmeliyim ki beklentimin üzerinde bir kitaptı. Okuması keyifli, kısa bir metin olmasının yanında öyle cümleler vardı ki etkisi uzun süre geçmeyen.. Bir ayrılık hikayesi olarak baslayan ama özünde bireyin kendine dönüşünü, geçmişin izlerinin bugüne nasıl yansıdigini sorgulayan bir farkındalık hikayesi...
"Çocukluk dikeydir. Yukarıya doğru büyürsün, boyun bahçedeki güllerinki kadardır, herkes sana her yıl ne kadar büyüdüğünü tekrar edip durur, baban seni havaya kaldırır, parmak uçlarında yükselirsin, her şey kıpır kıpır hayat ve hareket doludur, yatmak istemezsin, ancak zorla yatarsın. Yaşlılık yataydır. Azıcık dinlenelim, öğleden sonra uzanalım, kanepeye şöyle bir uzanacağım sadece, çünkü belim... Yaşlılık uzun süreli, belki de sonsuz bir yataylığa alışmaktır."