Çünkü güzel olan şey, kaçarken yakalanandır. Güzellikle ölümün aynı anda görüldüğü, şeylerin o gelip geçen dış görünümleri. Bunun anlamı, hayatın hep o güzellik ile ölüm arasındaki, hareket ile yokoluş arasında dengede sürdürmek gerektiği mi?
Canlı olmak belki de budur: Ölen anların ardından koşmak.
Gözlerimizi kapatıp önümüzdeki içeceğin tadını çıkarmak ve çalan müziği dinlemek yeterli. Şu anda olası bütün hayatlarda yaşadığımız kadar eksiksiz ve tam bir hayat yaşıyoruz, aynı türden duyguları burada da deneyimleyebiliriz.
Olmamız gereken tek bir kişi var.
Hissetmemiz gereken tek bir varoluş var.
Her şey olabilmek için her şeyi yapmamız gerekmiyor çünkü zaten sonsuzuz. Yaşadığımız her an sonsuz olası geleceğe gebe.