O acımasız, çok yargılayıcı,epey eleştirel, çoğu zaman agresif iç sesiniz olmasaydı,ne olurdu?
Kendinizi bir daha asla eleştiremeyeceksiniz.
En büyük korkunuz ne olurdu?
Biz insanlar düşüncelere sahiptik. Düşünceler bize sahip değildi.
Biz sadece düşüncelerin oluştuğu yerdik.
Aynısı bize verilen etiketler veya yazdığımız hikâyeler içinde geçerli.
Etiketlerimiz var fakat biz etiketlerimiz değiliz!
Demek ki hepimiz meyilliyiz kendimizi etiketlemeye. Kendimiz hakkında bir hikaye yazmaya. Demek ki bu durum ne cinsiyete ne hüviyetinde yazan yere ne de kültüre bağlı. Demek ki kendimizle bağdaştırdığımız sıfatlara, hikâyelere tutunma eğilimi, insani ve evrensel.
Zeki biriyim, kolay sinirlenirim, çok güzel dans ederim, tersim çok terstir, çirkinim, güzelim, güçlüyüm, güçsüzüm,hatalıyım,sevimsizim, kararsızım.... Kendimize seçtiğimiz etiketler ve hikayeler kısacası kendimiz hakkında sesli veya sessiz söylediğimiz her şey...
Merak ediyorum,siz nasıl tarif edersiniz kendinizi?