Algı yönetmenlerı ve manipülatörler kitlelerin duyarlı olduğu "din, "milliyetçilik", "namus", "mezhep" gibi konuları kitleleri kendi amaçları doğrultusunda harekete geçirmek için sık sık kullanırlar. Bu konular genelde, "merhamet", "öfke", "korku" gibi duygular daha kolay harekete geçirebilmektedir. Özellikle günümüzde, "mezhepçilik" ve "milliyetçilik" Ortədoğu halklarıın kendi aralarında savaşması için kışkırtılan iki temel konudur. Irak'ta yüzbiılerce kişi bu yolla birbirine kırdırılmıştır. Bir gün şiilerin gittiği bir cami bombalanmış, ertesi gün sünnilerin gittiği bir cami bombalanmıştır. Ölenler, Iraklı, Müslüman ve Araptır. Aralarındaki tek fark mezhepleridir. Her iki taraf da zarar görmekte ve acı çekməktedir. Ölen ve öldüren Müslüman, kanın aktığı yer kendi toprakları, milliyetleri aynıdır. Sadece öldürdükleri silah Amerika, Avrupa ya da İsrail malıdır. Aslında oyun çok basittir. O kadar basittir ki, ilkokul öğrencileri bile bu oyunu anləyabilir. Müslümanların kendi aralarında savaşması, Amerika'nın, İsrail'in ve Avrupa'nin işine gelmektedir. Müslümanların birbir erine karşı olan öfkesi Batı'nın silah satmasına ve Müslümanların yaşadığı coğrafyada kendi politikalarını daha rahat uygulamasına yol açmaktadır. Konu bu kadar basıttir. Fakat sorun şudur ki, öfke ve asabiyet, ilk bölümde de vurguladığımız gibi, insanları sarhoş etmektedir. Aklın önüne perde çekmekte ve insan kendi darağacını kendisi kurmaktadır.