Ağzından çıkan ilk kelimeyle kula ğına koyduğu telefon patladı. Kafası parçalanmıştı Yahya'nın. İsrail istihbaratı bu eylemi, direnişe karşı gerçekleştirdiği büyük bir başarı olarak lanse etti. Ev sahibi zaman kaybetmeden, fela- keti haber vermek üzere mücahidiere ulaşmaya koştu. Araların da İbrahim'in de olduğu birçok kişi Beyt Lahiya'daki eve gittiler. Gördükleri manzara karşısında gözyaşlarını tutamadılar.
Saatler içinde bu haber vatanın her evine ulaştı. Herkes Yahya'yı kalplerinin en derinlerinden seviyordu. Mühendis Yahya, Filistin'de işkence altında yaşayanların, Arap ve İslam alemindeki milyonlarca sevenlerin gönlünde Yahya Ayyaş olmuştu. Uzun yıllardır kımıldamayan izzet ve onur duygularını en üst düzeyde harekete geçirmiş, vahşetin, barbarlığın kalelerine sığınan zalimleri evlerinin içinde parçalamayı başarmıştı. Yüreklerine korku ve dehşet salmış, acımasız işgale karşı verilen mücadelede dengeleri altüst etmişti. Ateşin kuru otları yakması kadar hızlı bir şekilde yayıldı haber. Vatanın her tarafında kitleler sokaklara çıktılar. Herkes birbirine soruyor, haberi doğrulatmaya çalışıyordu. Kimse duyduğuna inanmak istemiyordu. Yahya haykıran, gürleyen, korku salan bir efsaneydi çünkü.