Hayâliyle tesellîdir gönül meyl-i visâl etmez
Gönülden taşra bir yâr olduğun âşık hayâl etmez
Madem sevilen sevenin bütün varlığını kuşatmıştır,o halde sevenin sevgiliyi bulacağı yer kendi en değerli olan parçası olan kalbidir.Zaten kalpte olan bir sevgili için vuslat arzusunda bulunmak,sevgiliden gafil olmak,belki kalbin ölmesi demektir.Oysa visal,bırakınız kalbin ölmesini,mühürlenmesini,bilakis ölümsüzlüğü istemenin bir neticesidir.Ancak o vakit eşyanın hakikatine erişilebilir.
Muhyiddin arabi: Kays’ı mecnun eden şey, onun cemalinden ziyade hayali idi.Kays Leylayı hayal ede ede Allah arzusu arttı.Hatta bu arzu şiddetlenerek lezzete dönüştü,deli divane etti, da aha sonra Leyla gelip de “aradığın işte yanında,gel kavuşalım” dediğinde onunla alakadar olmadı,çünkü ete kemiğe bürünmüş olan Leylayı hayalindeki ile örtüştüremedi,her zerrenin adı Leyla olmuştu ama dokunabilecek kadar yakınındaki onun muhayyel Leyla’sı değildi.
Adamının biri ona, “Leyla öldü!” deyiverdi. Mecnun, bu kara haber üzerine derhal durdu ve ellerini açıp şükretti:
“Hamd olsun Allah’ıma!..”
Bu sefer adam çok öfkelenip bağırdı:
“A aklı ve hayatı darmadağın olmuş zavallı! Hem onun için yanar, hem de neden böyle söyler, ölümüne sevinirsin?”
“Ben, iyiliğini isteyip dururken o ay yüzlüden bir fayda elde edemedim. Bari kötülüğünü isteyen de bir şey elde edemesin!..”