Gölgesinde otur ama
Yaprak senden incinmesin.
Temizlen de gir koynuna
Toprak senden incinmesin.
Yollar uzun, yollar ince
Yol kısalır aşk gelince
Yat kurban ol İsmail’ce
Bıçak senden incinmesin.
Burdayım de ararlarsa
Doğru söyle sorarlarsa
Tabutuna sararlarsa
Bayrak senden incinmesin.
İlâhi emre itaat et
Eyleme kimseye minnet
Girmek dilersen cennete
Uçmak senden incinmesin.
Gölgesinden korkan kulun
Menzili yoktur bu yolun
Seni sarmayan o kolun
Bilek senden incinmesin.
Karakoç’um der derdinden
Çok çekenler var dilinden
Şikâyet etme halinden
Kader senden incinmesin.
Bugün ayrıca bize ince sevmeyi kırmamayı incitmemeyi öğreten ve tembihleyen abdurrahim karakoçun da vefat yıl dönümü Rabbim rahmet eylesin
Bir adam bir kadına dedi ki:
"Ben seni severken
Sanki bütün dünyayı seviyorum."
Kadın ona dedi ki:
"Ben seni severken
Sanki bütün dünyayı unutuyorum."
İşte o güzel adamlar
Dünyayı unutarak sevdiler
Dünyayı severek yürüdüler.
Şimdi toprağın altında
Yedi güzel adam uyur
Üstlerinde yedi çınar ağacı
Her birinde bir kuş ötüşür:
"Onlar buradaydı, onlar geçti.
Yedi güzel adamın Cahit’i, Zarifoğlu 39 yıl önce vefat etti bu şiirini okurken dönüp baktığımda o çınarların gölgesi hâlâ üzerimizde diyorum Rabbim rahmet eylesin
Babanın diktiği ağacı, oğul, kanı pahasına koruyacaktır. Medeniyet binasının inşa edildiği mermer, kahraman kanı, fedakar insanların kanıyla diri kalır. Toz duman olmaktan korunur. Her zaman o uğurda can vermeye hazır oluş iradesi, medeniyet ağacını ayakta tutar ancak