Birkaç günden beri hastaneyle, hastalıkla, ilaçlarla uğraşmaktan öyle yoruldum ki. Ne günleri sayabiliyorum ne de zamanın nasıl aktığını anlayabiliyorum. Sabah mı, akşam mı, hangi gündeyiz bilmiyorum artık. Günler birbirine karıştı, ben de kendime. Aslında sadece bedenim değil, ruhum da yorgun. Ne zaman aynaya baksam, tanıyamadığım bir yüz görüyorum. Eskiden kendime daha sıkı sarılırdım, şimdi ise sanki benden başka herkese iyi davranıyorum. Kendimi hep ertelemişim, hep "önce halledilmesi gereken başka şeyler var" demişim. Ama anladım ki, en çok ihmal ettiğim şey… kendim olmuşum.Kendime kızıyorum. Bu kadar dağılmamalıydım. Daha güçlü durmalıydım, ya da en azından kendimi bu kadar yalnız bırakmamalıydım. Şimdi tüm bu yorgunluğun, ağrıların içinde en çok kendi kendime sitem ediyorum. Ama yine de buradayım. Hâlâ ayaktayım. Belki eskisi kadar güçlü değilim, ama vazgeçmiş de değilim. Geçecek diyorum. Zamanla, sabırla, belki de kendime yeniden sarılarak… Çünkü insan bazen en çok kendisine tutunarak iyileşiyor.