Kitaplar bitmiyor. Bari hangi sayfadayım not alayım dedim.
Kendi özünü bil /126
Tahıl beyin/ 67 (Pek sevmedim, bir iki kere daha şans vereceğim)
Bağışıklığın arka bahçesi/ 25 (ilgimi çekti)
Bakara Suresi Sohbetleri/ 167 (çok güzel)☘️
Kapitalizmin yaşayabilmesi büyümesi ve hiç kesintiye uğramadan devam edebilmesi için mutsuz insanlara ihtiyaç var. Tüketmeden mutlu olamayacağına koşullandırılmış bireylere. İhtiyacı olduğu için değil, kendilerini eksik hissetmemek için satın alan insanlara. Bu sebeple tüketimin merkezi, ihtiyaçlardan arzulara yönlendirilmiştir.
Yine Münafikûn Suresi'nin yukarıda verdiğimiz ayetinin devamında Allah (cc) onları şöyle tasvir eder: "وَإِنْ يَقُولُوا تَسْمَعْ لِقَوْلِهِمْ كَأَنَّهُمْ خُشُبٌ مُسَنَدَةٌ" "Konuşurlarsa sözlerine kulak verirsin. Onlar sanki elbise giydirilmiş kereste gibidirler." (Münafikûn, 4) Gerçekten çok ilginç. Kur'ân'ın dili çok etkileyicidir. "مُسَنَّدَةٌ” “müsennedeh" Bir şeylerin yan yana sıralanması demektir. Evlerin arka bahçelerindeki çitlerde uzun uzun tahtalar yan yana dizilir, arkalarına da hepsini aynı hizada sabit tutacak yatay bir tahta monte edilir. Uzun bir tahta ile sabitlenmemiş bir çit düşünelim. Tahtalar sadece yan yana durur. Çit uzaktan güzel görünür ama yan yana duran tahtalar, çok hafif bir rüzgârda domino taşları gibi art arda devrilecektir. Buna "خُشْبٌ مُسَنَّدَة" "husubun müsennedeh" denir. Diğer ilginç nokta ise "huşub" kelimesinin sadece uzun tahtalar için değil, aynı zamanda yakılmaktan başka bir amaçla kullanılmayan odunlar için de kullanılıyor olmasıdır. Allah (cc) münafıklar için sadece yakılmak için kullanılan odunlar benzetmesini yapar. Aslında bu bir bakıma cehennemdeki akıbetlerinin tasavvurudur. Allah (cc) bizi onlardan eylemesin.
Şeytan kalbe ulaşamaz. Şeytanın göğsünüze ulaşımı vardır. Kalbi eviniz, göğsü de çevresindeki arazi gibi düşünürsek şeytan araziye girebilir ama kapıyı açmadan evinize giremez. Kalp, sizin evinizdir ve kilitlidir. Şeytan sürekli kalbinizin kapısını tıklatır, ona vesvese vermeye çalışır. Bizim görevimiz şeytan kalplerimizi tıklattığında bunu fark etmektir.