Fahriye Altun

Fahriye Altun
@Nutla_f
Bir gün değil, bugün..
Gözüm okyanusa takılıp duruyordu. Dışında kalan her şey bulunduğu yere sabitleme telaşındayken, o , çukuruna sığmayı reddeden müstehcen bir uğultuyla çalkalanıyordu. Kıyıcı ve eziciydi, amansız ve müdanasız. Azameti, başlangıçta saygıyla karışık bir korku uyandırıyordu ama zamanla dev dalgaların köpürerek gelip kıyıda parçalanışında huzura benzer bir şey bulmaya başladım. İnsan yeterince uzun bakarsa, varlığını yutmaya talip olana bile kapılabiliyor. Kendini ona, onu kendine ait hissedip hücumunda teslimiyetçi erinçler bulabiliyor. Tanışıklığın sahtekar konforu bu. Bu budalaca yalanı da, ona inanma ihtiyacını da nerede görsem tanırım. Neyse ki kalmaya değil gitmeye, buğulu camdaki parmak izi gibi silinmeye gelmiştim. Dalgalarla baştan çıkacak, oracıkta bir ev kurup mutlu mesut yaşayacağıma inanacak değildim. Gittikçe şiddetlenen rüzgarda ağırlaşan bacaklarımın nazlanmasına aldırmadan yürümeye devam ettim.
Sayfa 18·Kitabı okudu
Alıntı