Nuvin

Nuvin
@Nuvin1
1 okur puanı
Şubat 2026 tarihinde katıldı
Aspirin gibi... Basit ama etkili...
- Ufak şeyleri dert etmeyin. - Erkenden kalkmaya alışın. - Hayatı olduğu gibi kabul edin. - Tenkit etme isteğinizi bastırın. - Bırakın ara sıra canınız sıkılsın. - Rast gele İyilikler yapmaya çalışın. - Başkalarını suçlamayı artık bırakın. - Her şeye hâkim olmaya çalışmayın. - Her an bir şeyler öğrenmeye/açık olun. -İnsanlarm gözlerine bakın ve gülümseyin. -Bırakın, çoğu zaman başkaları haklı olsun. -Herkesin onayını alamayacağınızı unutmayın. -Her gün biraz vaktinizi, minnettarlık için harcayın. -Hizmeti, hayatın değişmez bir parçası haline getirin. -Sevgi kapasitenizi geliştirip, hayatınızı sevgi ile doldurun. -Gerçeği olduğu gibi kabul edin, çünkü hayat adil değildir. Hayat bir masal gibi başlar.. Yaşandıkça roman olur, Anlattıkça fıkra. Sonuç mu? Hepsi Hikayeee..
Reklam
(Homo homini lupus) "İnsan insanın kurdudur" (
"İnsan insanın kurdudur" (Homo homini lupus), insanın çıkar çatışmalarında hemcinsine karşı vahşi, acımasız ve zarar verici davranabileceğini vurgulayan Latince bir sözdür. Thomas Hobbes ile özdeşleşen bu ifade, otorite/devlet olmayan "doğa durumu"nda insanların birbirini yok etme potansiyeline sahip olduğunu (kurt gibi) anlatır. Anlamı: İnsanların bencilce çıkarları peşinde koşarken, medeniyetten uzak, yırtıcı hayvanlar gibi birbirine zarar verebileceğini ifade eder. Çözüm: Hobbes, bu kaosu önlemek için toplumsal sözleşme ile kurulan mutlak bir devlet otoritesine ihtiyaç olduğunu savunur. Zıt Görüş: "İnsan insanın yurdudur" veya "İnsan insanın aynasıdır" deyişleri, bu karamsar bakış açısının aksine dayanışmayı ve insan ilişkilerinin sıcaklığını vurgular.
Yazdıklarimiz encokda kalbimize en eski odasına dokunuyor… Çünkü büyümek dediğimiz şey aslında zamanın geçmesi değil; kendimizle karşılaşmayı göze almak. İnsan küçüklükten büyüklüğe doğrusal bir çizgide ilerlemez. Beden büyür, yüz değişir, ses kalınlaşır, saç beyazlar… Ama içimizde bir yer hep aynı kalır. O yer zamansızdır. Orada hâlâ ilk kırgınlığımız durur. İlk terk edilişimiz. İlk sevinç çığlığımız. İlk “beni gör” bakışımız. İçimizdeki çocuk, aslında varoluşumuzun en çıplak hâlidir. Toplumsal maskelerden önceki hâlimiz. Rol yapmayı öğrenmeden önceki saf özümüz. Ve insan büyüdükçe o özü ya bastırır ya da sahiplenir. Çoğu insan büyürken içindeki çocuğu susturur. “Güçlü ol.” “Ağlama.” “Takma.” “Geçti artık.” Ama bastırılan hiçbir şey yok olmaz. Sadece biçim değiştirir. Bazen öfke olur. Bazen aşırı bağlanma. Bazen terk edilme korkusu.
HAVADA AŞK KOKUSU VAR: SÊVA MÊXEKRÊJ
Aşka davet ve sevgiliyle barışmanın simgesi Sêva Mêxekrêj, Kürtlerde sevgiliye Karanfilli Elma verme geleneği.. Karanfilli Elma aşık olduğunuz kişiyi aşka davet etmenin geleneksel bir yolu, sembolik olarak ‘ben sana aşığım’ demenin Kürtçesi Sêva Mêxekrêj