- Ufak şeyleri dert etmeyin.
- Erkenden kalkmaya alışın.
- Hayatı olduğu gibi kabul edin.
- Tenkit etme isteğinizi bastırın.
- Bırakın ara sıra canınız sıkılsın.
- Rast gele İyilikler yapmaya çalışın.
- Başkalarını suçlamayı artık bırakın.
- Her şeye hâkim olmaya çalışmayın.
- Her an bir şeyler öğrenmeye/açık olun.
-İnsanlarm gözlerine bakın ve gülümseyin.
-Bırakın, çoğu zaman başkaları haklı olsun.
-Herkesin onayını alamayacağınızı unutmayın.
-Her gün biraz vaktinizi, minnettarlık için harcayın.
-Hizmeti, hayatın değişmez bir parçası haline getirin.
-Sevgi kapasitenizi geliştirip, hayatınızı sevgi ile doldurun.
-Gerçeği olduğu gibi kabul edin, çünkü hayat adil değildir.
Hayat bir masal gibi başlar..
Yaşandıkça roman olur, Anlattıkça fıkra.
Sonuç mu?
Hepsi Hikayeee..
"İnsan insanın kurdudur" (Homo homini lupus), insanın çıkar çatışmalarında hemcinsine karşı vahşi, acımasız ve zarar verici davranabileceğini vurgulayan Latince bir sözdür. Thomas Hobbes ile özdeşleşen bu ifade, otorite/devlet olmayan "doğa durumu"nda insanların birbirini yok etme potansiyeline sahip olduğunu (kurt gibi) anlatır.
Anlamı: İnsanların bencilce çıkarları peşinde koşarken, medeniyetten uzak, yırtıcı hayvanlar gibi birbirine zarar verebileceğini ifade eder.
Çözüm: Hobbes, bu kaosu önlemek için toplumsal sözleşme ile kurulan mutlak bir devlet otoritesine ihtiyaç olduğunu savunur.
Zıt Görüş: "İnsan insanın yurdudur" veya "İnsan insanın aynasıdır" deyişleri, bu karamsar bakış açısının aksine dayanışmayı ve insan ilişkilerinin sıcaklığını vurgular.
Kanadını kırdılar kartalın
Gökyüzü bir uçuşu kaybetti.
Gözlerini kör ettiler bir hazalın
Ova bir bakışı kaybetti.
Bir kekliğin boynuna Denk geldi bir kurşun
Dağ bir türküyü kaybetti
Gül ayaklar altına alındı
Bir bülbül bir kokuyu kaybetti.
Ama bir kadın öldürüldüğünde
Bütün dünya da bir sevgiyi kaybetti!