Evet iyi insanlar kendilerini kötü hissetiğinde özür dilerdi. Beni asıl düşündürenler, devrelerinde sorun,kalplerinde boşluk olan, hissedemeyen, söyleyemeyen, ağaclara kazıyamayan,avuçlarını birbirine bastırıp, gökyüzüne haykıramayanlardı. Eric edgar cooke bunu fısıldamamıştı bile. Albert fish özür dilememişti..
Üzgünüm.!
Bu kelime karşındaki kişinin acısını kendinizin gibi hissetiğinizi ve paylaştığınızı gösterirdi. Özür dilemek birçok şeydi. Yeniden doldurulan bir çukur. Ödenen bir borç. Özür, yanlışların ardından gelirdi sonucun itici bir yankısı.
Bu dünyayla ilgili hiçbir halt anlamıyordum. İnsanlarla İlgili, neyi neden yaptıklarıyla İlgili. Daha fazlasını öğrendikçe, daha fazlası ortaya çıktıkça, daha az anlıyordum..