Fatih'in yaptıkları zaten herkesin malumu. Kitapta başarılarından çok, onu başarıya götüren karakterini ve yetişme tarzını okuyoruz. Yavuz Bahadıroğlu yine farklı pencereden bakmış.
Yazarın konuyu daha çok ırkçılığın tarihsel sosyolojisini anlattığını düşünerek almıştım kitabı. Benim gibi hataya düşmeyin çünkü kitap doğrudan felsefi yönden ele alınmış.
İkinci Murat'ın kendisinden ziyade oğlu Fatih'in gelişimindeki aile faktörünü ele almış kitap daha çok. Padişahların içinde belki de en mülayim olanıymış Allah rahmet eylesin.
Üstat her zamanki gibi kendi yorumlarını da katarak seriyi devam ettirmiş. Osmanlı'nın 2. kurucusunun, Anadolu'nun siyasi birliğini yeniden nasıl sağladığını samimi mizacıyla anlatmış.
Savaşın kendisinden ziyade öncesindeki psikoloji ve sosyolojisi ilgimi çektiğinden pek beğenmedim. Askerin gözünden savaş anılarını okumaktan zevk alan arkadaşlar Sovyet soğuğunda geçen bu mücadeleyi okuyabilir.