OGZHN

OGZHN
Toprak ne kadar zengin olursa, orada bir şey yetiştirememen o kadar affedilemez olur.
İktidar,Güç,Siyaset.Bu hikaye hepimizin...
Köyün birinin yakınında bir dağ varmış. Dağın içinde bir ejderha yaşarmış.Köylüler ejderhanın şerrinden korktuklarından her yıl düzenli olarak ona hediyeler gönderirlermiş. Arada bir köyden bir yiğit delikanlı çıkar; ejderhayı yok edeceğini söyleyerek kılıcını alır gidermiş. Ama nice yiğitler gitmiş; dönen olmamış.Gel zaman git zaman bütün yiğitlerden daha yiğit, namı bütün bölgeyi almış başka bir delikanlı çıkmış köyden. O da ejderhayı yok etmek niyetlisi imiş. Akrabaları, dostları onu bu işten vaz geçirmek için çok uğraşmışlar. Gidenlerin dönmediğini çok söylemişler; ama nafile.Genç yiğit azığını ve kılıcını alıp yola çıkmış. Dağa varmış; kısa bir araştırmadan sonra ejderhanın inini bulmuş ve kılıcını çekerek içeri girmiş. Bir müddet inde ilerledikten sonra karşısına korkunç ejderha çıkıvermiş. Genç soğukkanlılığını kaybetmemiş.Kılıcını olanca gücüyle ejderhaya indirmeye başlamış; ejderhanın hamlelerini de ustalıkla savuşturmuş. Bu vuruşma kısa bir süre sonra ejderhanın ölümü ile sona ermiş. Mağara gencin zafer çığlığı ile yankılanmış.Genç heyecan içinde ileri geçip mağarayı araştırmaya başlamış.Gözleri kamaştıran zengin bir hazine bulmuş; tabii etrafa saçılmış birçok kurbanın kemiğini de görmüş. Ancak bir şey dikkatini çekmiş. Bu kemiklerin arasında hiç insan kemiği yokmuş.Genç buna bir anlam verememiş; öyle ya bunca yiğit bunca yıldır bu dağa ejderha ile karşılaşmaya gelir ama hiçbiri dönmezmiş; ama ortadaki kemikler ancak hayvanlara ait olabilecek kadar büyükmüş.İşte ne olduysa o anda olmuş.Genç birden titremeğe başlamış. Kılıcı tutan eline baktığında dehşet içinde kaba tüylerin derisini kapladığını,tırnaklarının uzayıp sivrildiğini, dar gelen elbiselerinin parçalandığını görmüş.Bağırmak istemiş; ama ağzından korkunç bir homurtu çıkmış. Çünkü bir ejderhaya
1000Kitap
Reklam
Korku korkuyu besler, etrafını yükselen buz dağları kaplar.Taviz tavizi doğurur, her seferinde gördüğün uzaktaki ışıktan daha da uzaklaşır, kaybolur gidersin dehlizlerde.Sen dik durdukça korku karşısında, yaktığın ateş, etrafını saran buz dağlarını eritir, basar geçersin üzerinden. KORKMA...
Edebiyat
Büyük İskender Diyojen'i, birbiri üstüne yığılmış insan kemikleri içinden bir şey ararken görür ve ne yaptığını sorar.Diyojen, 'babanızın kemiklerini arıyorum, ama hangisinin kölelere, hangisinin babanıza ait olduğunu kestiremiyorum' der. Derimiz etimiz olmazsa hepimiz aynıyız. Bizi biz yapan yaşıyorken yaptıklarımızdır.
Edebiyat
Bir nesil, bilginin cezalandırıldığı ve cehaletin saadet olduğunu öğrenerek yetişiyor.Bir sonraki nesil cahil olduklarını bile bilmeyecek çünkü bilginin ne olduğunu bilmeyecekler. Ursula K. Le Guin
Siyaset