İnsanlığın en sık düçar olduğu nefsi rahatsızlık depresyondur. Depresyonun temelinde, tatmin olmayan istek ve arzular dizisi yatar.
Bu arzular öznel veya nesnel dünyaya yönelik olabilir.
Arzuyu ortadan kaldırabilirsek, daha doğrusu yönünü değiştirebilirsek, depresyon da kendiliğinden çözülür.
Depresyonun en etkili ilacı nedir diye sorsanız, kişinin bulunduğu nefs katından yükselmesidir diyebilirim.
Çünkü hepimizin müşterek arketipleri,
başta Resulullah (sav) Efendimiz olmak üzere, Hacı Bektaşi Veli Hazretleri, rahmetli Annemarie Schimmel'in ifadesi ile "Türklerin Mevlanası" (ks), Yunus Emre Hazretleri, Eyüp Sultan Hazretleri,
Aziz Mahmud Hüdayi Hazretleri, Nurettin Cerrahî Hazretleri ve Anadolu topraklarında yaşamış tüm Evliyaullah hazeratıdır.
Marxlar, Leninler, Maolar, Darwinler, Freudlar bir zaman bizim arketipimiz olmamış ve olamayacaklardır.
Vaktiyle birlikte meditasyon yaptığım arkadaşlarımın çoğu ya alkolik ya depresyonda ya da yanlış hayatların peşindeydiler.
Çünkü insanın evrensel "kullanma kılavuzu"nu okumamış, Kur'an'dan ve Resulullah'ın sünnetinden uzak kalmış ve böylece kendilerine yabancılaşmışlardı.
Denizin kıyısına kadar gelmişiz, bir adım daha atsak serin ve ferahlatıcı sularda yüzeceğiz ama kavurucu, öğle güneşinin altında cehennem azabı çekmeyi yeğliyoruz!
Bundan daha büyük bir trajedi olabilir mi?