Muammer Kaddafi ve Saddam Hüseyin gibi devlet başkanlarını değerlendirirken "Onlar gitti, ülkeleri mahvoldu. Onlar varken problem yoktu" şeklinde bir yorum türü mevcut.
Bu bakış açısı sonrasındaki gelişmelerin fenalığına bakılar bakarak öncesinin "mutlak güzel" olduğunu varsayan basit bir ezber aslında.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Türkiye'de bizim algıladığımız ve alıştığımız birçok kavram, yapılanma veya süreç, farklı ülkelerde farklı biçimlerde karşımıza çıkabilir.
Bu sadece tasavvuf bağlamında böyle değildir; "sekülerlik", "demokrasi", "askeri darbe" gibi birçok şey de, ülkeden ülkeye çeşitli manalar kazanabilir.
İşte bu nedenle Ortadoğu'yu anlamaya çalışırken her türlü ezberden ve olumlu olumsuz ön yargılardan kaçınmak en doğrusudur.
İsrail'i kuran siyonist kadrolar, bırakın dindar birer Yahudi olmayı, çoğunlukla ateist veya en iyimser ifade ile agnostikti.
Ortadoğu gibi dine atıf yapmayan herhangi bir adım atmanın mümkün olmadığı bir coğrafyada, siyonistler Filistin işgalini Tevrat'la temellendirmek durumundaydılar.
Hahamların bizi yönetmesine müsaade mi edeceğiz? Hayır! Din bizi birleştiren bir şey, ama biz -zorla da olsa- bilgeliğin ve bilimin peşinden gideceğiz.
Theodor Herzl