Mehmet

Mehmet
Kabirsiz kalmak endişesi yokmuş bu viranede Gözlerine gömermişsin sevdiklerini...
306 okur puanı
Mayıs 2020 tarihinde katıldı
Mehmet tekrar paylaştı.
Annemle Hasbihal
Şimdi tecrübem var, artık anladım: Aşk, o bir masalmış, yalanmış meğer! Seven bir kalp için sığınılacak yer Yalnız o kucakmış, yalnız o dizmiş... İnsanlar ne kadar merhametsizmiş. orhan seyfi orhon
Şiir
Reklam
Medet Ey canıma cananım, ey derdime dermanım Alemlere sultanım, medet Allah'ım medet Bu derdim onmaz gibi, Azrail gülmez gibi Umduğum olmaz gibi, medet Allah'ım medet Dünyayı baki sandım, gaflet içinde kaldım Ölüm var imiş bildim, medet Allah'ım medet Gene zari kılayım, Çalabıma yalvarayım Allah'a sığınayım, medet Allah'ım medet Aşık Yunus kıl zari, günahın yuğsun Bari Göresin Peygamberi, medet Allah'ım medet
Yunus Emre
Yunus Emre
abd coğrafyamızda cocukları öldürüyor,okul,hastaneleri bombalıyor. biz yılanın bize dokunmadıgı müddetçe sessiz kalalım mantıgıyla yaşıyoruz ama o yılan çoktan içimizden geçmişte haberimiz yok. evet belki okullarımız bombalanmadı ama genclerimiz mal oldu mal. dünkü konser bunun en büyük kanıtı abdli köpekler türkiye'de ne kadar popülermiş haberimiz yok.. yazıklar olsun gençler gerçekten yazıklar olsun size !
24 model şirket aracının km si 87 bin beydagı turizm misiniz aq
Mehmet tekrar paylaştı.
Ciğer Paresi Ciğer Yaresi :)
Osmanlı’nın son devir edebiyatçılarından olan, fakat derbeder ve serseri bir hayat sürdüğü için şiirlerini yayınlatamayan, bu yüzden de edebiyat sahasında pek tanınmayan Adana’lı Ziya Bey, Afyon Evkaf Müdürü iken, bir gün İstanbul’a geldi ve Sirkeci’de, cebi ve midesi boş bir şekilde dolaşmaya başladı. Açlık canına tak etmiş olacak ki, aç karnına düşünmektense, yok karnına başına geleceklere katlanmaya hazır olarak bir ciğer kebapçısına girdi. Kendisine esaslı bir ciğer ziyafeti çektikten sonra kebapçıya seslendi: -Bak usta, cebimde tek kuruş yok. Bu durumda herhalde döveceksin beni. Hadi elini çabuk tut, hesabımı gör de gideyim. -Yağma yok, dedi kebapçı, seni dövmekten ne kazancım olacak. Ama mutafağa geç, üç gün boyunca bulaşıkları yıka da ödeşelim. Adam dediğini yapacak. Kurtuluş yok. Ziya Bey bunu anlayınca hemen kalemini çıkardı ve bir kağıt parçası bularak yazdığı şu beyti, garson yamağına verip, o civardaki otellerden birinde kalan bir arkadaşına gönderdi: Dağladı aşçı diliyle, ciğerim yâresini Ciğerim pâresi, gel ver ciğerin pâresini Az sonra para geldi ve Ziya Bey de bulaşık yıkamaktan kurtuldu.