Osman Aygün

Osman Aygün
@Oa89
free your mind
Bitkiler
Bitkiler, kullanılabilir enerjiyi kendi başlarına tüketmez. Çevresel koşullara büyük duyarlılık gösterirler ve buna uygun hareket ederek enerji akışını dikkat çekici bir kusursuzlukla kontrol ederler. Toprak nemi kritik seviyelerin altına düşerse, bitkiler su kullanım, fotosentez ve evapotranspirasyon hızlarını düşürerek kurumaktan kaçınır. Bir başka deyişle, bitkiler enerji akışını değişen dış koşullara göre düzenler. Kullanılabilir durumdaki enerjiyi en iyi şekilde kullanarak kötü zamanlarda dinlenmeye çekilip iyi zamanlarda serpilirler.
Sayfa 128·Kitabı okudu
Bilim
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Sauropodlar
Sauropodlar, geç Triasik ve erken Jura devirlerinde nadirdir, ama orta Jura devri itibariyle (yaklaşık 180 milyon yıl önce) büyük bir çeşitlilik kazanmıştır. Popüler kitaplar Jura Dönemini genellikle Supersaurus, Diplodocus, and Apatosaurus gibi dev yaratıkları da kapsayan sauropodların devri olarak betimler. Fakat en az bir grup - titanosaurlar - Kretase Döneminin sonuna kadar, başta Güney Yarımküre olmak üzere, dünya genelindeki birçok ekosistemde "büyük ve faal" kalarak varlığını sürdürmüştür. Bilinen tüm sauropodlar dört ayaklıdır; büyük vücutlarını dört ayak üzerinde taşırlar. Dev büyüklüklerle bağlantılı bir diğer uyarlama dirseklerde, dizlerde, el ve ayak bileklerinde doğrultulan sütun biçimli uzuvlardır. Modern zamanlardaki fillerde olduğu gibi, bu düzenleme sauropodların ciddi miktardaki vücut ağırlığını kaslar yerine doğrudan uzuv kemiklerinde destekleyebilmesini sağlamıştır. İrilikle bağlantılı iskelet değişikliklerinin bir diğer örneği omurgadadır. Sauropodların boyun ve sırt omurları, doğanın çarpıcı birer mühendislik harikası olmalarının yanı sıra, muhteşem birer sanat eseridir. Boyun ve sırtın her omuru, bir başyapıt niteliğindeki ince-duvarlı desteklerin içine oyulmuş ve süreç, kütle asgariye inerken kaslar sabitlenecek şekilde gelişmiştir. Kemikler, özelleşmiş kemik yiyen hücrelerin yardımıyla omurgayı istila edip oyan akciğerlere bağlı hava kesecikleri tarafından gerçek anlamda oyulur. Günümüzde kuşlar tarafından yaygın olarak kullanılan bu şaşırtıcı sistem, Mezozoik vejetaryenlerin boyun omurlarının, boyunun uzaması ve/veya sayısının artırılmasının bir kombinasyonu aracılığıyla, uzun boyunlar evrimleştirmesini sağlamıştır.
Sayfa 88·Kitabı okudu
Bilim
Theropodlar
Etçil theropodlar, dinozor gruplarının en ünlüsü ve birçok bakımdan değişime en az açık olanıdır. Mezozoik Zamanda, otçul dinozorların en az dört grubu, bağımsız bir biçimde her zaman için büyük vücutlarla ilişkili olarak DÖRT AYAKLILIK, yani dört ayak üzerinde hareket etmeye geçmiştir; ama theropodlar, T. rex gibi gerçekten devasa formlar bile iki ayaklı olmayı sürdürmüştür. Sonuç olarak theropod vücut planı, neredeyse 5 yaşındaki her çocuk tarafından ayırt edilebilir. Birkaç istisna dışında theropod kafataslarının genel yapısı, kertenkeleler gibi dinozor olmayan sürüngenlerin birçoğununkine yakından benzer kalmıştır. Birçok açıdan Tyrannosaurus kafatası, steroitlerde Komodo ejderininkine benzer görünür; bu bitki yiyen birçok dinozor için geçerli değildir. Theropodlar, tavuktan traktör-römork-kamyona kadar çeşitli büyüklüklere sahip olmuştur. Bu klanın bazı özelleşmiş üyeleri, görünüşe göre daha hepçil beslenme biçimlerini benimsemiştir ve hatta birkaçı sonradan vejetaryen olmuştur. Fakat büyük çoğunluk çeneleri ve dişlerine bakılacak olursa et yemeye bağlı kalmıştır. Theropod evrim öyküsünün entrika ve maceradan yoksun olduğunu kastetmiyorum. 160 milyon yıllık süreçte kuşlar hariç tutulsa bile muazzam bir tür çeşitliliğine erişmişlerdir. Aslında tüm adlandırılmış dinozorların yarıya yakını theropoddur.
Sayfa 82·Kitabı okudu
Bilim
Mezozoik Dönem
Mezozoik Zamanda üç dönem vardır: TRİASİK (248-206 milyon yıl önce), JURA (206-144 milyon yıl önce) ve KRETASE (144-65,5 milyon yıl önce). Dinozorlar, Triasik Dönemde ilk evrimsel gelişimlerini yaşamıştır. Eoraptor ve Coelophysis gibi et yiyiciler, ilk formlar arasındadır. Bu etçiller atalarının kana susamışlığını devam ettirse de daha birçoklarıyla, çoğu zaman da daha büyük archosaurlarla rekabet etmek durumunda kalmıştır. Bitki yiyen dinozorların iki önemli soyu sauropodomorphlar ve ornithischian dinozorlar da bu tarihte ortaya çıkmıştır. Plateosaurus ve diğer uzun boyunlu sauropodomorphlar, Dünya üzerindeki en büyük hayvanlar haline gelmiştir ve Pangaea süperkıtasının birçok bölgesinde en yaygın büyük otçullar olmuştur. Triasik Dönemin sonundaki diğer kitlesel nesil tükenmesinin ardından, Jura dinozorları hem otçullarda hem de etçillerde cüsseli ekolojik konumların çoğunu ele geçirmiştir. Sauropodlar, vücut büyüklüğünü daha önce hiç ulaşılmamış rekor seviyelere zorlamıştır. Dört ayaklı stegosaurlar ve ankylosaurlar gibi ornithischian bitki yiyenlerin yanı sıra iki ayaklı ornitopodlar da bu dönemde ortaya çıkmıştır. Bu, et yiyen THEROPODLAR için bir büyüme dönemidir. Allosaurus ve Torvosaurus gibi yırtıcılar, etçillerin uzun tarihinde ilk defa 1000 kilogramı aşmıştır. Jura Döneminin sonlarından itibaren evrim Pangaea'nın bölünmesiyle birlikte hızlanmıştır. Daha küçük kıtalarda izole olan dinozor toplulukları bağımsız evrim yolları izlemiştir. Dinozorlar, Kretase Döneminde dinozor ipliği birçok yeni ip teline ayrıldıktan sonra kendi zirvelerine ulaşmıştır. Kubbe başlı pachycephalosaurlar, boynuzlu ceratopsianler ve sorguçlu hadrosaurlar en azından Kuzey Yarımkürenin büyük bir kısmında karışıma eklenmiştir. Güneye inildiğinde, uzun boyunlu titanosaurlar grubu üstünlük
Sayfa 65·Kitabı okudu
Bilim
Fotosentezin Önemi
En erken arkeen bakterileri, kimyasal reaksiyonlar aracılığıyla doğrudan çevreden enerji almış ve karbondioksitin yardımıyla organik bileşenler sentezlemiştir. Daha sonra, 3 ile 2,7 milyar yıl arasında bir tarihte Dünya'nın bakteriyel dünyasının bir alt kümesi Güneş'ten gelen ışık enerjisini kimyasal enerjiye dönüştürmeyi "öğrenmiş" ve neredeyse sınırsız bir enerji kaynağına ulaşmıştır. Bu mavi-yeşil SİYANOBAKTERİ ham madde olarak karbondioksit ve suyu, enerji kaynağı olarak Güneş'i kullanan ve yan ürün olarak da oksijen üreten FOTOSENTEZ işlemini keşfetmiştir. Bu evrimsel olay dinozorlara giden yolda kritiktir, çünkü Dünya üzerindeki neredeyse tüm yaşam formları fotosentez tarafından yakalanan güneş enerjisine bağımlıdır.
Sayfa 59·Kitabı okudu
Bilim