Osman Aygün

Osman Aygün
@Oa89
free your mind
Dinozorların Büyüme Hızı
Memeliler ve kuşlar, üç adımlı karakteristik büyüme seyri izler. Büyüme görece yavaş başlar, bir süre sonra hızlanır ve daha sonra hayatın geri kalanında ya yavaşlar ya da son bulur. Yaş ve boyutu karşılaştıran büyüme eğrisine bakıldığında, bir örneğin yaşam süresi kabaca S şeklinde görünür. Erickson ve diğerleri, dinozorların da tamamen aynı şekilde büyüdüğünü bulmuştur. Örneğin Tyrannosaurus rex yaklaşık 10 yaşında başlayan ve 15 ile 19 yaş arasında zirveye çıkan ciddi bir büyüme hamlesi deneyimlemiştir. İlginç bir biçimde, dinozorlar ne kadar büyükse hızlandırılmış gençlik aşamasında o kadar hızlı büyümüştür. 1 kilogramdan (yaklaşık 2 pound) daha hafif olan en küçük dinozorlar, bu aralıkta günde yaklaşık 0,3 gram (0,01 ons) vücut kütlesi eklemiştir. Bu yavaş gibi görünse de günümüzde yaşayan eşit büyüklükteki sürüngenlerde görülen hızın iki katıdır. Ağırlığı 1 ila 20 kilogram (2 ila 44 pound) olan biraz daha büyük dinozorlar, keseli memelilerdeki benzer bir hızda günde yaklaşık 1-20 gram (0,04-0,7 ons) eklemiştir. Yetişkin ağırlıkları 100 ile 1000 kilogram (220 ila 2200 pound) arasında değişen orta büyüklükteki dinozorlar günde 100 ila 800 gram (3,5 ons ila 2 pound) ekleyerek daha hızlı büyümüştür. Yetişkin kütlesi 5000 kilogramı (11000 pound) bulan T. rex azami hızda büyüdüğü dört yıl boyunca günümüzde yaşayan kuşlar ve memelilerle eşit bir düzeyde günde 2 kilogram (4 pound) vücut kütlesi eklemiştir. Yetişkin kütlesi yaklaşık 25000 kilogram (55000 pound) olan Apatosaurus gibi devasa sauropodlar, büyüme hamlesi yaşadıkları yıllarda günde 20 kilogram (44 pound) ekleyerek ağır basar! Sauropodlardaki şaşırtıcı büyüme hızı, günümüzde bilinen en hızlı büyüyen hayvanlar olan balinaların büyüme hızı aralığındadır.
Sayfa 287·Kitabı okudu
Bilim
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Dinozorların Yaşam Süreleri
Gelişme çizgilerinin hesaplanması gibi nicel tekniklerin uygulanmasından önce, en büyük dinozorların yüz yılın üzerinde yaşayabileceği ileri sürülmüştür. Aksi halde bu kadar büyük ölçülere nasıl ulaşabilirlerdi? Fakat en büyük sauropodların yaklaşık 50 yıl yaşadığı ortaya çıkmıştır. Dev theropodlar yaklaşık 30 yıldan fazla yaşamamıştır. Küçük ve orta boyutlu dinozorların yaşam aralığı 7 ila 15 yılken, en küçük dinozorlarınki yalnızca 3 ile 4 yıl arasında kalmıştır.
Sayfa 286·Kitabı okudu
Bilim
Darwin'in Teorisi
Darwin'in teorisi, iki önemli tema içerir ve bunları birbirinden ayırt etmek önemlidir. İlki bir örüntüdür: değişerek türeme veya Dünya üzerindeki tüm yaşamın ortak soyu. İkinci önemli konu olan doğal seçilim, bir süreçtir: evrimsel değişimin zaman içinde nasıl gerçekleştiğinin açıklaması. Bilim camiasının büyük bir kısmı, Darwin'in Türlerin Kökeni adlı kitabının yayımlanmasından birkaç on yıl sonra değişerek türemeyi benimsemiştir ve günümüzde hemen hiçbir profesyonel biyolog, kendi alanlarının yol gösterici ilkesi olarak evrimin gerçekliğini sorgulamaz.(İronik bir biçimde, değişerek türeme büyük oranda insanların kökenine ilişkin imaları nedeniyle genel kamuoyunda evrim teorisinin en tartışmalı kısmıdır.) Bilim insanlarının araştırmaya devam ettikleri şey, Darwin'in ikinci teması doğal seçilimdir. Doğal seçilimin evrimsel değişimi yönlendiren anahtar faktör olduğu yönünde güçlü bir uzlaşı mevcut olsa da, bunun etkisi ve başka faktörlerin olası rolleri hakkında canlı bir tartışma sürmektedir. Darwin'in ikinci teması olan doğal seçilim, üç temel öncülü temel alır. İlk olarak, bir popülasyondaki bireyler sayısız kalıtımsal özelliğin ifadesinde değişkenlik gösterir. Türün içindeki çeşitlenme, bitki ve hayvan yetiştirenler tarafından uzun süredir bilinmektedir. Besiciler belirli değişkenlerin üretilmesine dayalı olarak kediler, güvencinler, buğday, pamuk, mısır ve benzerinin yeni çeşitlerini üretir. Bu örüntüyü kendi başınıza da kolayca gözlemleyebilirsiniz. Bir parka gidip köpeklere bakın veya dikkatinizi onlara eşlik eden kişilere yöneltin. Ya da ormandaki veyahut da kendi bahçenizdeki belli bir bitki türüne bakın. Bireyler topluluğunu yakından gözlemlerseniz, türün içinde büyük bir çeşitlilik görürsünüz. Paleontologlar da bu çeşitlenmeyi görür. Her dinozor iskeleti,
Sayfa 152·Kitabı okudu
Bilim
Charles Darwin
Charles Darwin hiçbir şekilde ilk evrimci değildir. Darwin'den önce büyükbabası Erasmus da dahil olmak üzere birçok kişi türlerin değişebilirliğini ileri sürmüştür. İlk evrimcilerin en ünlüsü, 1800'lerin başında türlerin ihtiyaçlarına uygun olarak yeni formlar alabileceğini öneren Jean Baptiste de Lamarck'tır. Bu hipotezin tipik bir örneği, zürafa boynuyla ilgilidir. Bu kitap dinozorlar üzerine olduğundan, biz daha uygun bir örnek kullanalım: sauropodlar. Anlatıldığına göre ilkel, kısa boyunlu sauropodlar uzun ağaçlardaki etli yapraklara ulaşamıyordu. Besin ihtiyacının etkisiyle sauropodlar daha yüksek dallara yetişmeye çalıştıkça kendi ömürlerinde biraz daha uzun boyunlara sahip olmuştur. Bu uzun boyunlar, çocuklara aktarılmıştır ve onlar da ağaçların tepelerine ulaşma çabasıyla yukarı uzanmaya devam etmiştir. Sauropod boyunları, birçok nesilde gittikçe daha uzun hale gelmiş ve Brachiosaurus gibi hayvanlarda aşina olduğumuz abartılı forma ulaşmıştır. "Edinilmiş karakteristiklerin kalıtımı" olarak bilinen bu hipotez ilk başta cazip bir çözümmüş gibi görünebilir. Fakat bu ölümcül bir hatadır. İnsanlar üzerinden bir örnek vermek gerekirse, spor salonunda düzenli olarak çalışan ve seneler boyunca durmadan ağırlık kaldıran bir adam ve kadın düşünelim; her ikisi de profesyonel vücut geliştirici olmaya karar versin ve sonunda muazzam ölçülere sahip olsun. Bu kas yığını çiftin evlenip çocuklarının olduğunu varsayalım. Çocukları, anne rahminden birer mini Arnold Schwarzenegger gibi mi çıkar ? Çocuklar "kas geliştirmeye" daha da büyük bir yatkınlık mı duyar? Hayır; bir kişinin hayattaki eylemleri ile çocuklarının miras aldığı karakteristikler arasında bu tür basit korelasyonlar yoktur. Bundan çıkarılacak ders, evrimin yalnızca miras alınabilen özellikler -modern deyimle DNA'da
Sayfa 150·Kitabı okudu
Bilim
Evrim Teorisi
Darwinci evrim, yaşam bilimlerinin kavramsal ana kayasını oluşturur ve bilim camiası tarafından şüpheye yer bırakmayacak biçimde kabul edilir. Fakat bilim camiasının dışında bu devrimci fikir hakkında önemli şüpheler ve yanlış anlaşılmalar mevcuttur. Yakın geçmişteki birçok ankete göre, Amerikalıların yalnızca üçte biri evrim teorisinin kanıtlarla desteklendiğini düşünmektedir. Aynı anketlere göre, katılımcıların yaklaşık üçte ikisi fen derslerinde evrimle birlikte onun alternatiflerinin -örneğin akıllı tasarim- öğretilmesini savunmaktadır. Fakat hiçbir bilimsel alternatif, yaşamın zaman içinde çeşitlenmesini açıklayamaz. Evrim çoğu zaman "sadece bir teori" olduğu, yani elimizdeki en iyi tahminden başka bir şey olmadığı söylenerek küçümsenir. Fakat yaygın kullanımının aksine, teori sözcüğü bilimde kullanıldığı şekliyle yalnızca spekülasyonu ima etmez; birçok yanlışlama girişimine karşı koymuş birbiriyle bağlantılı hipotezler grubu anlamına gelir. Değişerek türeme -nesli tükenen ve tükenmeyen tüm türlerin ortak atayı paylaştığı görüşü- kütleçekim ve görelilik teorileriyle aynı derecede güvenle kabul edilen bir teoridir.
Sayfa 146·Kitabı okudu
Bilim