Obey

Obey
︎ Göründüğüm gibi, konuştuğum gibi, yaşadığım gibiyim ama düşündüğün gibi olmaya bilirim... ︎!? ︎
flaubert'in aşk tanımı muazzam: “merak. birine karşı, ansızın, bir merak duymaya başlarsınız, korkunç bir merak. onu tanımak, onunla doğmak, dünyaya onunla yeniden gelmek tek amacınız haline gelir. aşka en uzak cümle, senden nefret ediyorum değil, bilmek istemiyorumdur.”
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Burçlar savaşı” diye bir şey olsaydı tek kazanan yoktu—çünkü tablo zaten kaos + ego + dramadan ibaret olurdu. Ama absürt senaryo yapalım: -- Koç ilk 10 dakikada savaşı başlatır -- Akrep sessizce herkesin planını öğrenir — Oğlak lojistiği ele geçirir (gerçek güç bu) —Aslan “ben zaten kralım” deyip taç ister - İkizler taraf değiştirip oyunu resetler * Balık moral çökertir, herkes pişman olur -- Başak “siz yanlış savaşıyorsunuz” diye hepsini düzeltmeye çalışır -- Kova savaşın mantığını sorgular. Sonunda… Kazanan burç: Yengeç Çünkü herkes kavga ederken o çoktan sistem kurmuş, kaynakları toplamış ve “bu işten nasıl kâr ederim”i çözmüştür. Ama daha dürüst cevap: Burçlar savaşında kazanan değil, en az zarar gören olur ..Belki de kova “Ben zaten bu oyunu 3 tur önce yeniden tasarlamıştım.”diyebilir...
Ayak işleri //dizi tavsiyeleri
ayak işleri “iki adamın sürekli saçma işlere koşturduğu komedi gibi başlayıp, zamanla 'bu ülkede düzgün insan yaşayamıyor' hissine dönüşen absürt kara mizah dizisi.” başta sıradan “görev dizisi” gibi duruyor: telefon geliyor › iş geliyor › gidip yapıyorlar. ama birkaç bölüm sonra anlıyorsun mesele iş değil. mesele: sistemin en altında kalan insanların hayatta kalma şekli. vedat + evren dinamiği şevket çoruh'un oynadığı vedat: eski usul adam. * sinirli * yorgun * hayattan ümidi kesmiş * ama hâlâ bir omurgası var evren ise tam zıttı: * daha rahat * daha dağınık * daha absürt ikisi birlikte şunu veriyor: “aynı bokun farklı kuşak versiyonları.”
`nuh tufanı` / `antediluvian` dönem `antediluvian` dönem denilen şey aslında tek bir “`tufan hikâyesi`” değil, insanlığın çok eski bir çöküş hafızasının farklı katmanlarda yeniden anlatılmış hali gibi durur. bu anlatılarda dünya, bugünkü gibi stabil ve öngörülebilir değil; daha “aşırı” ve kırılgan bir yer olarak resmedilir. uzun ömürlü insanlar, büyük şehirler, devasa yapılar ve giderek bozulan bir düzen aynı sahnede üst üste biner. nuh bu dünyanın son evresinde, yaklaşan felaketi haber veren ama çok az kişi tarafından ciddiye alınan bir figürdür. en kritik kırılma noktası ise `book of enoch` içinde anlatılan “`watchers`” meselesidir. bu anlatıya göre gökten inen bazı varlıklar insanlarla etkileşime girer ve bunun sonucunda `nephilim` olarak adlandırılan dev varlıklar ortaya çıkar. bu varlıklar sadece fiziksel büyüklükleriyle değil, dünyadaki dengeyi bozma kapasiteleriyle anlatılır. kaynak tüketimi, şiddetin artışı ve toplumsal düzenin çözülmesi bu dönemin temel temalarıdır. burada olay “`fantastik devler`” seviyesinde değil, daha çok “kontrolsüz güç ve bozulmuş sistem” metaforu gibi çalışır. aynı anlatı katmanında `azazel` figürü öne çıkar. bu figürün insanlığa metal işleme, silah yapımı ve çeşitli bilgi alanlarını öğrettiği anlatılır. yani burada mesele sadece ahlaki bozulma değil, bilginin kontrolsüz yayılmasıdır. bazı yorumlara göre bu, medeniyetin hızla güçlenip aynı hızla dengesizleşmesini temsil eder. bilgi artar ama denge kurulamaz. bu çöküş ortamında nuh'un yaptığı şey ise tamamen farklı bir eksendedir. çöl benzeri bir arazide, devasa bir gemi inşa eder. ölçüleri ve yapısı, modern gözle bakıldığında büyük ölçekli bir mühendislik ve lojistik problemine denk gelir. burada gemi sadece bir araç değil, “`felakete karşı kapalı bir yaşam sistemi`” gibi çalışır.
00:00
kur'an'ın en sarsıcı ontolojik pasajlarından biri. bu, yumuşak bir öğüt değil; varlığı tehdit ederek uyandıran bir ayet. ayet (`vakıa, 56/61`) özüyle şunu söyler: “sizi ortadan kaldırmaya, yerinize benzerlerinizi getirmeye ve bilmediğiniz bir biçimde sizi yeniden yaratmaya gücümüz yeter.” 1. `ayetin yaptığı ilk şey`: `insanı merkezin dışına atmak` insan çoğu zaman şuna inanır: - ben eşsizim - ben olmazsam düzen bozulur - ben vazgeçilmezim bu ayet tek hamlede bunu yıkar: hiçbir birey, hiçbir nesil, hiçbir form vazgeçilmez değildir. daha serti şu: insan kutsal değil; yaratılmıştır. 2. `“yerinize benzerlerinizi getiririz”` burada “aynı” denmiyor, “benzeri” deniyor. bu çok kritik.