Obey

Obey
︎ Göründüğüm gibi, konuştuğum gibi, yaşadığım gibiyim ama düşündüğün gibi olmaya bilirim... ︎!? ︎
kur'an'ın en sarsıcı ontolojik pasajlarından biri. bu, yumuşak bir öğüt değil; varlığı tehdit ederek uyandıran bir ayet. ayet (`vakıa, 56/61`) özüyle şunu söyler: “sizi ortadan kaldırmaya, yerinize benzerlerinizi getirmeye ve bilmediğiniz bir biçimde sizi yeniden yaratmaya gücümüz yeter.” 1. `ayetin yaptığı ilk şey`: `insanı merkezin dışına atmak` insan çoğu zaman şuna inanır: - ben eşsizim - ben olmazsam düzen bozulur - ben vazgeçilmezim bu ayet tek hamlede bunu yıkar: hiçbir birey, hiçbir nesil, hiçbir form vazgeçilmez değildir. daha serti şu: insan kutsal değil; yaratılmıştır. 2. `“yerinize benzerlerinizi getiririz”` burada “aynı” denmiyor, “benzeri” deniyor. bu çok kritik.
Reklam
nuh tufanı / antediluvian dönem antediluvian dönem denilen şey aslında tek bir “tufan hikâyesi” değil, insanlığın çok eski bir çöküş hafızasının farklı katmanlarda yeniden anlatılmış hali gibi durur. bu anlatılarda dünya, bugünkü gibi stabil ve öngörülebilir değil; daha “aşırı” ve kırılgan bir yer olarak resmedilir. uzun ömürlü insanlar, büyük şehirler, devasa yapılar ve giderek bozulan bir düzen aynı sahnede üst üste biner. Nuh bu dünyanın son evresinde, yaklaşan felaketi haber veren ama çok az kişi tarafından ciddiye alınan bir figürdür. en kritik kırılma noktası ise Book of Enoch içinde anlatılan “watchers” meselesidir. bu anlatıya göre gökten inen bazı varlıklar insanlarla etkileşime girer ve bunun sonucunda Nephilim olarak adlandırılan dev varlıklar ortaya çıkar. bu varlıklar sadece fiziksel büyüklükleriyle değil, dünyadaki dengeyi bozma kapasiteleriyle anlatılır. kaynak tüketimi, şiddetin artışı ve toplumsal düzenin çözülmesi bu dönemin temel temalarıdır. burada olay “fantastik devler” seviyesinde değil, daha çok “kontrolsüz güç ve bozulmuş sistem” metaforu gibi çalışır. aynı anlatı katmanında Azazel figürü öne çıkar. bu figürün insanlığa metal işleme, silah yapımı ve çeşitli bilgi alanlarını öğrettiği anlatılır. yani burada mesele sadece ahlaki bozulma değil, bilginin kontrolsüz yayılmasıdır. bazı yorumlara göre bu, medeniyetin hızla güçlenip aynı hızla dengesizleşmesini temsil eder. bilgi artar ama denge kurulamaz. bu çöküş ortamında Nuh’un yaptığı şey ise tamamen farklı bir eksendedir. çöl benzeri bir arazide, devasa bir gemi inşa eder. ölçüleri ve yapısı, modern gözle bakıldığında büyük ölçekli bir mühendislik ve lojistik problemine denk gelir. burada gemi sadece bir araç değil, “felakete karşı kapalı bir yaşam sistemi” gibi çalışır. yani dış dünya
Eğlenceli günler diliyorum !!
çin hükümdarının türk soyundan geldiği 2026 yılında fudan üniversitesinin yaptığı bilimsel dna çalışması, türk tarihine ayrı bir gurur kattı. li keyong (856-908), batı türklerinden gelen shatuo türklerinin önde gelen lideriydi. bozkırın asil ve güçlü kanını taşıyan bu beyin oğlu li cunxu, later tang hanedanını kurarak çin tarihinde imparatorluk tahtına oturan türk soyundan bir hükümdar oldu. dna sonuçları gerçekten etkileyici: — Babalık haplogrubu R1a (bozkırın klasik türk savaşçı geni) — Genomda %46.6 oranında batı bozkır (avrasya step) kökeni — Annelik hattı da doğu bozkır kökenli Bu, atalarımızın sadece savaşçı ve fatih ruhuyla değil, devlet kurucu ve yönetici vasfıyla da öne çıktığını bir kez daha gösteriyor. tarih boyunca bozkırdan çıkan türk beyleri pek çok coğrafyada hanedanlar kurmuş, medeniyetlere yön vermiştir. shatuo türkleri ve later tang da bu büyük mirasın önemli bir parçası. genetik bilim, atalarımızın geniş coğrafyalardaki etkisini ve gücünü gün ışığına çıkarmaya devam ediyor. türk’üz, köklerimiz derin ve şanlıdır. bu mirası bilmek, geleceğe daha güçlü bakmamızı sağlar. fudan üniversitesi 2026 çalışması, li keyong’un mezar analizi, shatuo türkleri. okumanızı tavsiye ederim.
"Bizde birine isteyerek sarıldığımızda" Ömrünün bir gün uzadığına inanılır...! Paulo Coelho
Reklam