arctic (2018) kutupta kayıp
mads mikkelsen’in neredeyse tek başına sırtladığı, diyalogları minimumda tutan, minimalist bir survival filmi. uçak kazasından sonra arktik buz çölünde mahsur kalan bir adamın (overgård) hem kendi hayatta kalma mücadelesini hem de ağır yaralı bir kadını sled’e bağlayıp karlı dağlardan, buzullardan sürükleyerek kurtarma çabasını anlatıyor.
film boyunca mads’ın o yorgun, kararlı ve buz gibi bakışları her şeyi anlatıyor. özellikle kırmızı montuyla karların içinde yaralıyı çektiği sahneler insanın içini acıtıyor resmen. doğanın acımasızlığını, umudun ve inadın sınırlarını çok gerçekçi ve sade bir şekilde gösteriyor. hollywood’un klasik kahramanlık saçmalıklarından uzak, oldukça realist ve zorlayıcı.
artıları:
- mads mikkelsen’in performansı (tek başına taşıyor, oscar’ı hak ediyor)
- muhteşem, insanın üşüdüğünü hissettiren sinematografi
- gereksiz drama ve duygusal sömürüden uzak, temiz senaryo
- doğa ve insan mücadelesi sevenler için birebir
eksileri:
- sabır isteyen bir tempo, hızlı aksiyon sevenler sıkılabilir
- diyalog azlığı bazılarına fazla minimalist gelebilir
kısaca: az konuşan, çok hissettiren filmlerden. özellikle kış gecelerinde battaniyeye sarılıp izlemek için ideal. mads mikkelsen hayranıysan zaten izlemeden duramazsın.