there will be blood (2007) kan dökülecek
paul thomas anderson'un yazıp yönettiği film, dışarıdan “petrol bulma hikâyesi” gibi dursa da aslında tamamen insanın içindeki açgözlülüğün, yalnızlığın ve güç saplantısının anatomisi.
başta hikâye çok net:
bir adam var
daniel plainview (daniel day-lewis)
yokluktan geliyor
taşıyor, kazıyor, düşüyor
sonra “toprak altından çıkan şey” onu yukarı fırlatıyor
ve film burada aslında şunu kuruyor:
amerikan rüyası = yükselme değil, dönüşme hikâyesi
film ne anlatıyor?
kâğıt üzerinde:
* petrol
* aile gibi görünen sahte bağlar
* din (eli sunday karakteri)
* toprak savaşı
ama gerçek hikâye şu:
bir adamın “insanlıktan kopma süreci”
daniel plainview