belgrad ormanının imara açıldığı iddiası .
mesele burada “kesin villa yapılıyor” demek değil zaten. mesele, bu ülkede insanların artık hiçbir statü değişikliğine güvenmemesi. çünkü daha önce de “koruma”, “düzenleme”, “turizm”, “kamu yararı” denilip nice yeşil alanın nasıl betona döndüğünü gördük.
üstelik istanbul son 20 yılda yüzbinlerce ağacını kaybetti. kuzey ormanları üçüncü köprü ve bağlantı yollarıyla parçalandı, su havzaları yapılaşma baskısıyla daraldı, “geçici proje” denilen birçok alan kalıcı beton sahalara dönüştü. bugün şehirde kişi başına düşen aktif yeşil alan miktarı dünya standartlarının bile altında.
şimdi belgrad için de aynı endişe var. milli park statüsü tartışmaları, yeni yasa düzenlemeleri, uzun süreli kullanım hakları, kapatılan alanlar, dolaşan proje iddiaları… insanlar doğal olarak “yine mi rant?” diye soruyor.
çünkü bu ülkede süreç hep aynı ilerledi:
önce “sadece düzenleme” denildi,
sonra “kontrollü kullanım” geldi,
ardından özel işletmeler,
en sonunda da geri dönüşü olmayan yapılaşma.
ve kusura bakmasın kimse ama bu soru gayet meşrudur.
belgrad ormanı istanbul'un kalan son büyük doğal alanlarından biri. burası sıradan bir arazi değil; su havzası, oksijen kaynağı, şehir için doğal sigorta. uzman raporlarına göre belgrad ormanı istanbul'un sıcaklık dengesini etkileyen kritik ekosistemlerden biri. burada kaybedilecek her hektar alan; daha fazla sıcak hava, daha fazla sel riski ve daha kirli hava demek.
ayrıca mesele sadece ağaç da değil. belgrad ormanı yüzlerce canlı türünün yaşam alanı. bir kez bozulan ekolojik dengeyi geri getirmek onlarca yıl sürüyor. beton dökülen yerde doğa eski haline dönemiyor.
ben herhangi bir holdinge, müteahhide ya da “özel proje”ye peşkeş çekilmesine karşıyım. adı ister villa olsun ister “eko turizm tesisi”,