Obey

Obey
︎ Göründüğüm gibi, konuştuğum gibi, yaşadığım gibiyim ama düşündüğün gibi olmaya bilirim... ︎!? ︎
16.yy'da protestan reformcu jean calvin cenevre'de mücevherleri anlamsız ve gereksiz bir gösteriş olduğu için yasaklar. günah der. isviçre'deki kuyumcular bir anda işsiz kalır. lakin krizi fırsata çevirerek yeteneklerini saatçiliğe yönlendirirler. saatler zamanı ölçtüğü için mücevherler gibi gösteriş aracı olarak görünmezler, yasaktan muaf olurlar. adamlar oradan bir yürürler, dünyanın en büyük saat ekonomisi olurlar. jean calvin'inde mezarında kemiklerini sızlatırlar; bazı isviçre saatleri hem mücevherlerden değerlidir hem de rüşvet piyasasında çok çabuk el değiştirdiği için günahların saati olurlar.
Reklam
`chatgbt gizli kodları` : çekirdek prompt seti (gerçekten işe yarayan 10'lu) 1) `eli5` (`basitleştirme`) ne işe yarar: karmaşık konuyu çocuk seviyesinde anlatır kullanım: eli5 kuantum dolanıklık gerçek değeri: öğrenmede en hızlı kavrama aracı 2) `feynman` (`öğretme testi`) ne işe yarar: konuyu gerçekten anlayıp anlamadığını test eder kullanım: feynman yöntemiyle anlat: kara delikler güçlü yanı: boş ezberi yakalar 3)` first principles` (`ilk prensipler`) ne işe yarar: konuyu varsayımlardan ayırıp en temel yapıdan kurar kullanım: first principles yaklaşımıyla açıklayarak anlat: enflasyon güçlü yanı: “neden böyle?” sorusunu kökten çözer
“şehrin son ağacına da fiyat biçildiği gün, artık memleket değil şantiye kalır.”
belgrad ormanının imara açıldığı iddiası . mesele burada “kesin villa yapılıyor” demek değil zaten. mesele, bu ülkede insanların artık hiçbir statü değişikliğine güvenmemesi. çünkü daha önce de “koruma”, “düzenleme”, “turizm”, “kamu yararı” denilip nice yeşil alanın nasıl betona döndüğünü gördük. üstelik istanbul son 20 yılda yüzbinlerce ağacını kaybetti. kuzey ormanları üçüncü köprü ve bağlantı yollarıyla parçalandı, su havzaları yapılaşma baskısıyla daraldı, “geçici proje” denilen birçok alan kalıcı beton sahalara dönüştü. bugün şehirde kişi başına düşen aktif yeşil alan miktarı dünya standartlarının bile altında. şimdi belgrad için de aynı endişe var. milli park statüsü tartışmaları, yeni yasa düzenlemeleri, uzun süreli kullanım hakları, kapatılan alanlar, dolaşan proje iddiaları… insanlar doğal olarak “yine mi rant?” diye soruyor. çünkü bu ülkede süreç hep aynı ilerledi: önce “sadece düzenleme” denildi, sonra “kontrollü kullanım” geldi, ardından özel işletmeler, en sonunda da geri dönüşü olmayan yapılaşma. ve kusura bakmasın kimse ama bu soru gayet meşrudur. belgrad ormanı istanbul'un kalan son büyük doğal alanlarından biri. burası sıradan bir arazi değil; su havzası, oksijen kaynağı, şehir için doğal sigorta. uzman raporlarına göre belgrad ormanı istanbul'un sıcaklık dengesini etkileyen kritik ekosistemlerden biri. burada kaybedilecek her hektar alan; daha fazla sıcak hava, daha fazla sel riski ve daha kirli hava demek. ayrıca mesele sadece ağaç da değil. belgrad ormanı yüzlerce canlı türünün yaşam alanı. bir kez bozulan ekolojik dengeyi geri getirmek onlarca yıl sürüyor. beton dökülen yerde doğa eski haline dönemiyor. ben herhangi bir holdinge, müteahhide ya da “özel proje”ye peşkeş çekilmesine karşıyım. adı ister villa olsun ister “eko turizm tesisi”,
gene başa döndük... chp başkan kemal kılıçdaroğlu fenerbahçe başkan adayı aziz yıldırım jose mourinho real madrid teknik direktörü transfer süreci arda turan galatasaraya mı dönüyor.. ekonomi programında yine “bu geçici dalgalanma” kısır döngü // similasyonu// virüs salgın // coin altın...
Reklam