Yaşar Kemal’in Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karıncası, ilk bakışta masalsı bir hikâye gibi görünse de satır aralarında güçlü bir toplumsal ve siyasal eleştiri barındırıyor. Okurken bana doğrudan Orwell’in Hayvan Çiftliğini çağrıştırdı. Hayvanlar üzerinden anlatılan düzen, aslında insan toplumlarının güç ilişkilerini ve iktidar mücadelelerini yansıtıyor.
Kırmızı sakallı topal karınca özellikle dikkat çekiyor. Hem kızıllığı hem de orak-çekiç çağrışımlarıyla komünizmi temsil ediyor olabileceği düşünülebilir. Karıncaların eşitlik ve dayanışma üzerine kurmak istedikleri düzen, bir umut gibi ortaya çıkıyor. Ancak bu çabanın karşısında filler sultanının temsil ettiği baskıcı düzen var.
Kırmızı sakallılara yapılan eziyetler de tarihte siyasal suçlulara uygulanan baskı ve işkenceleri anımsatıyor. Böylece masal diliyle aslında çok daha sert bir gerçek dile geliyor: İktidar, kendi düzenine tehdit olarak gördüğü her farklı düşünceyi yok etmeye çalışır. Bu yönüyle eser, masal kılığına bürünmüş güçlü bir politik eleştiri metni gibi hissettirdi.
Bununla birlikte kitap bana biraz uzun geldi. Konunun özünde çok güçlü bir mesaj olsa da yer yer gereğinden fazla uzatıldığını düşündüm. Bu da okurken zaman zaman sıkılmama ve dikkatin dağılmasına yol açtı. Yine de genel olarak önemli bir eser olduğunu söylemek mümkün.